Hayat böyledir dostlar.
Bazen birkaç saniyelik bir görüntü, insanın saatlerce düşündüğü bir gerçeği anlatmaya yetiyor.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada karşıma çıkan bir golf videosu da böyleydi.
2000 adet golf topunu aynı anda gelişi güzel deliğe doğru atıyorlar.
İlk bakışta insanın aklına şu geliyor:
“Bu kadar çok top varsa, mutlaka birkaçı hedefi bulur.”
Ama bulmuyor.
Toplar birbiriyle çarpışıyor, yön değiştiriyor, birbirlerinin önünü kesiyor. Bazıları deliğin yanından geçiyor, bazıları daha yolun başında başka bir yöne savruluyor.
Ve sonunda…
Binlerce deneme, sıfır başarı.
İşte o görüntü bana sadece golfü değil, hayatı düşündürdü.
Yaşamı ve bizi anlatıyordu adeta
Çünkü bazen biz de hayatın içinde aynı şeyi yapıyoruz.
Çok çalışıyoruz.
Çok koşuyoruz.
Çok konuşuyoruz.
Çok plan yapıyoruz.
Bir sürü işe aynı anda yetişmeye çalışıyoruz.
Ama nereye gittiğimizi gerçekten biliyor muyuz?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
Çok çalışmak yetmiyor bazen.
Bize yıllardır “Çalışırsan başarırsın” deniliyor.
Doğru.
Ama eksik.
Çünkü sadece çalışmak yetmiyor.
Doğru hedef için çalışmak gerekiyor.
Bir insan bütün gün koşabilir.
Ama yanlış yöne koşuyorsa, yorulmaktan başka bir şey elde edemez.
Hatta bazen ne kadar hızlı koşarsa, hedefinden o kadar uzaklaşır.
Hani bir lastik markasının reklamı sloganı vardır ya,
Kontrolsüz güç güç değildir...
*
Hayat da böyle.
Her hareket ilerlemek değildir.
Her yoğunluk başarı değildir.
Her kalabalık güç değildir.
Ve her çaba sonuç üretmez.
Önemli olan, harcadığımız enerjinin nereye aktığıdır.
Birbirimize çarpan toplar gibi…
O golf toplarının bir başka düşündürücü tarafı da birbirlerine çarpmalarıydı.
Birinin yönü, diğerinin yönünü değiştiriyordu.
Bir top başka bir topun önüne geçiyor, diğeri onu savuruyor, bir başkası bütün düzeni bozuyordu.
Bazen toplum olarak da böyle değil miyiz?
Herkes bir yerlere yetişmeye çalışıyor.
Herkes bir şey söylüyor.
Herkes bir şey yapmak istiyor.
Ama ortak bir hedef olmayınca, çabalar birbirini desteklemek yerine birbirinin önüne geçiyor.
Sonra ortaya büyük bir hareketlilik çıkıyor.
Fakat hareket var, sonuç yok.
Gürültü var, hedef yok.
Çaba var, yön yok.
Bazen daha az, daha çoktur
Hayat bize sürekli daha fazlasını istetiyor.
Daha fazla para…
Daha fazla iş…
Daha fazla başarı…
Daha fazla çevre…
Daha fazla görünürlük…
Oysa belki de ihtiyacımız olan daha fazla şey değil.
Daha doğru şeyler.
Bazen yüz tane hedef yerine bir hedef yeter.
On farklı yola girmek yerine bir yolda yürümek yeter.
Her kapıyı çalmak yerine, doğru kapıyı bulmak yeter.
Çünkü insanın hayatını değiştiren şey, yaptığı işlerin sayısı değil; yaptığı işlerin anlamıdır.
Hedefiniz yoksa rüzgârın yönünde gidersiniz
Eskiler boşuna söylememiş:
“Rotası olmayan gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez.”
Bence bugün hepimizin biraz durup düşünmeye ihtiyacı var.
Nereye gidiyoruz?
Ne istiyoruz?
Neyi başarmak istiyoruz?
Ve en önemlisi…
Bugün yaptığımız şey, bizi gerçekten gitmek istediğimiz yere götürüyor mu?
Belki de hayatımızdaki bazı başarısızlıkların nedeni yeterince çalışmamamız değildir.
Belki yanlış hedeflere çok fazla enerji harcıyoruz.
Belki de yıllardır yüzlerce golf topunu aynı anda fırlatıyoruz.
Sonra da neden hiçbirinin deliğe girmediğine şaşırıyoruz.
Oysa bazen hayat, binlerce deneme istemez.
Doğru hedefi görmeyi ve doğru vuruşu yapmayı ister.
Çünkü hayatın sonunda geriye kaç kez denediğimiz değil, kaç kez doğru yere nişan aldığımız kalır.
Ve belki de insanın kendisine soracağı en önemli soru şudur:
“Ben gerçekten başarısız mıyım, yoksa sadece yanlış hedefe mi çalışıyorum?”
Cevabı bulduğumuz gün, belki de hayatımızdaki en büyük değişim başlayacaktır.
Sağlıcakla...