Akdeniz’in mavi kıyılarında Türk Halteri bir kez daha gurur veren bir tablo ortaya koydu.

İtalya’nın Taranto kentinde düzenlenen 20. Akdeniz Oyunları’nda milli haltercilerimiz, sergiledikleri üstün performansla damgasını vurdu.

Her kaldırışta azim, her madalyada sabır, disiplin ve yılların emeği vardı.

Haltercilerimiz organizasyonu toplam 10 madalyayla tamamladı. Sporcularımızın kazandığı 2 altın, 3 gümüş ve 5 bronz madalya, ay-yıldızlı bayrağımızı Taranto’da gururla dalgalandırdı.

Bu başarı tablosunun en parlak isimlerinden biri Cansel Özkan oldu. Kadınlar 53 kiloda koparmada 91 kiloluk kaldırışıyla Akdeniz Oyunları rekorunu kıran Özkan, altın madalyanın sahibi oldu. Silkmedeki bronz madalyasıyla da başarılı performansını taçlandırdı.

Erkekler 75 kiloda mücadele eden Yusuf Fehmi Genç ise podyumun yıldızlarından biriydi. Silkmede 187 kilo kaldırarak şampiyona rekorunu kıran Genç, altın madalyaya uzandı. Koparmada elde ettiği gümüş madalya ise başarısını daha da anlamlı hale getirdi.

Ferdi Hardal, güçlü mücadelesiyle bir gümüş ve bir bronz madalya kazanarak takımımıza önemli katkı sağladı.

Kadınlar 61 kiloda Aysel Özkan koparmadaki mücadelesiyle gümüş madalyanın sahibi olurken, Nuray Güngör ve Tuğbanur Koz da kazandıkları bronz madalyalarla Türkiye’nin başarılı tablosuna katkı sağladı.

Fakat bu hikâye yalnızca podyuma çıkan sporcuların hikâyesi değil.

Bu madalyaların arkasında aylarca, hatta yıllarca süren hazırlıklar; sabahın erken saatlerinde başlayan antrenmanlar; sakatlıklar, yorgunluklar, fedakârlıklar ve hiçbir zaman eksilmeyen bir inanç var.

Bu büyük başarının arkasında, canla başla çalışan milli takım antrenörlerimizin de tarifsiz emeği bulunuyor. Antrenörlerimiz, haltercilerimizin başarısı için gece gündüz kamplarda kalarak ailelerinden ayrı kaldılar; sporcularımızın her an yanında oldular, onları hem fiziksel hem de mental olarak bu zorlu mücadeleye hazırladılar.

Podyumda birkaç saniye süren o büyük anın arkasında, görünmeyen binlerce saatlik emek bulunuyor.

Sporcunun gücü kadar teknik ekibin bilgisi, federasyonun planlaması ve yönetimin ortaya koyduğu hedef de başarının önemli parçalarıdır.

Türkiye Halter Federasyonu Başkanı Talat Ünlü liderliğinde sürdürülen çalışmalar, sporcularımızın başarısında önemli bir rol oynarken; Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Osman Aşkın Bak’ın Türk sporuna verdiği destek ve Bakan Yardımcımız Hamza Yerlikaya’nın sporun içinden gelen tecrübesi, bu başarıya güç kattı.

Taranto’da ortaya çıkan tablo aslında çok net bir gerçeği bir kez daha gösterdi:

Sporcu, teknik ekip ve yönetim aynı hedefte buluştuğunda başarı tesadüf olmaktan çıkar.

Çünkü podyumda kaldırılan yalnızca halter değildi.

Her ağırlık havaya kalktığında bir ülkenin gururu yükseldi. Her madalyada ay-yıldızlı bayrağımız biraz daha yukarı taşındı. İstiklal Marşı’mız yankılandığında ise ekran başındaki milyonlarca insanın yüreği aynı heyecanla attı.

İşte sporun asıl gücü de burada…

Bir madalya, sadece metalden ibaret değildir.

Arkasında bir sporcunun hayali, ailesinin fedakârlığı, antrenörünün emeği, takım arkadaşlarının desteği ve bir milletin ortak gururu vardır.

Taranto’da milli haltercilerimiz bize yalnızca madalya kazandırmadı.

Bize azmin, çalışmanın ve inanmanın neleri başarabileceğini bir kez daha gösterdi.

Bu gururu bizlere yaşatan milli haltercilerimizi, teknik ekiplerimizi, Türkiye Halter Federasyonumuzu ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.

Çünkü halter barı ağırdır…

Ama Türk sporcusunun bayrağı için taşıdığı inanç, o ağırlıktan çok daha ağırdır.

Ve Taranto’da kaldırılan o ağırlıklarla birlikte yalnızca madalyalar değil, Türk sporunun geleceğe olan umudu da yükseldi.

Sağlıcakla...