Doğduğun ev kaderin diye bir söz vardır. O kadar doğru ki! Nasıl bir kültürden ve aileden geliyorsanız o sizsiniz. Anne ve babanız ne karakterde insanlarsa siz de öylesiniz. Onların kişiliği sizin her şeyinizi şekillendiriyor.
Ebeveynleriniz sevgilerini gösterebilen, merhametli ve çocuklarının duygularını anlayabilen, onlarla konuşabilen ailelerse muhtemelen çocuklar da onların bir yansıması oluyor. Tabi bunun tam tersi de mümkün. Aile psikopat ruhlu, takıntılı, herhangi sıradan bir olay karşısında bile kafalarında sürekli felaket senaryoları yazan mutsuz tipler de olabilir. Bu da senin şansın artık. Sonuçta insan kendi ailesini seçemiyor maalesef!
Bu haftaki kitabımız tabiri caizse bir “teşhir” kitabı olarak nitelendirilebilir aslında. Neden mi? Yazarımız Veronica nam-ı değer Verica’nın ailesinin en mahrem hallerini açık yüreklilikle anlatması sebebiyle. Belki de acımasızca…
Neden yazar oldum?
“Ben ve ağabeyim, ikimizde yazar olduk. Ona nedenini, nasılını sorduklarında ne yanıt veriyor bilmiyorum ama ben anne babamızın bizde yarattıkları can sıkıntısı yüzünden yazar olduğumu söylüyorum.”
Anne -Frencesca- aşırı endişeli, panik atağı olan ve şüpheci tiplerden. Erkeklerin tamamının şehvet düşkünü olduğunu iddia ediyor. Mesela bütün taksicilerin sapık, arabalarına binen herkesi taciz edeceğini sanıyor. Abisini telefonla iki üç defa aradığında eğer ulaşamazsa bütün güvenlik birimlerini ayağa kaldırıyor. -gerçi aynı durum Verika için geçerli değil ama- Genel olarak her şeyi abartan, saat tanımaksızın –gece gündüz- mesajları ile insanı sık boğaz eden cevap yazmayınca da aşırı tepki gösteren biri. Babanın da anneden geri kalır yanı yok! İncelikli bir “paranoyası” var. Çernobil patlaması olduğu zaman evde acil durum ilan eden baba, aileyi korumak adına üç yıl boyunca dışarıdan sebze, meyve, yumurta, süt tüketmelerini, hazır gıda, yemek yemelerini yasaklıyor. Yegane güvenilir yiyecekler olaydan yani 26 Haziran 1986'dan öncesine ait konservelerdi ona göre. Böyle durumlarda babanın sloganı şu “Paradoksun doruklarındayız.”
Bu değişik çiftin aşırı panik hallari çocukların sosyal hayatları için de geçerli. Çelik sertliğindeki eğitim anlayışları yüzünden iki kardeş; hiçbir zaman bisiklete binememişler bacakları kırılabilir diye, paten kayamamışlar kafatasları çatlayabilir diye, yüzme öğrenememişler boğulabilirler diye. O kadar yaniii. Ailenin kaygı bozukluğunu varın siz düşünün.
Evet, anne ve babamız böyle olabilir. Belki onların çocuklukları da benzerdi. Onları da anlamaya çalışıyorum ama. Bu bahsedilenler de buz dağının bir yüzü. Daha neler var. Yazar ve abisinin durumları gerçekten çok zor. Böyle bir anne babanın normal olarak düşünülmesi ve çocuklarının sağlıklı bireyler olması beklenemez sanırım. Çocukların haline üzülmedim değil hani. Çok can sıkıcı ama kitabı okurken de yazarın bu kadar dürüst ve açık sözlü olması gerekir mi diye düşünmeden edemedim. Çünkü ister istemez rahatsız ediyor insanı yazarın özel hayatını böyle ortaya dökmesi yüzünden onları seviyor mu sevmiyor mu bilemedim. Şahsen kendi annem ve babam, her hallerinin herkese böyle bahsedilmesini ister miydi acaba? Bence hayır! Ama yazarı diğerlerinden ayıran ve sıradanlığı bozan tarafı da bu galiba. Yaşadığı acı gerçekleri olduğu gibi aktarmasında. Günlüğüne yazdığı tüm itiraflar, acılar ve sıkıntılar sebep olanlar da dahil sayfalarda. Ve bunu aktarmakta da epey başarılı olmuş bence insanı empati kurmaya yönlendirdiği için. Kitabın ismi aile ile doğrudan bağlantılı. Yazar her şeyi olduğu gibi yalansız dolansız anlatmış. Bu dobralık annesini ve babasını komik hallerini de ortaya koymuş. Bir taraftan eğlenceli bir okuma da oldu diyebilirim. Nihayetinde yazar ve abisi; dışarı çıkamamanın ve çocukluklarını yaşayamamanın çözümünü kitaplarda bulmuşlar ve can sıkıntılarını kitaplarla hafifletmişler. Krizi doğru yönetmişler.
Yazarın rahatsız edici lafını esirgemezliği anne baba olanlar için çok önemli dersler içeriyor. En başta kendi ailenizi sorgulatıyor ve ister istemez de öz eleştiri yaptırıyor. Çünkü çocuk yetiştirmek zor zanaat. Olayın sadece yedirmek içirmek olmadığını, onların ruh dünyalarını da düşünmek gerektiğini bunu yaparken de öncelikle kendimize bakmamızı, doğru davranışlarda bulunmamız gerektiğini anlatıyor. Abartmamak şartıyla tabii, günümüz ebeveynleri gibi yapmadan.
Siz nasıl bir ailede büyüdünüz, neler yaşadınız bilmiyorum ama bu kitabı okurken mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız. İlginç bir aile öyküsü… Kişinin hatalarının ayırdına varması, değişim ve dönüşümü için okunabilir. Sadece normal insanlar olmaya çalışmaya, normal insanlar yetiştirmeye çabaladığımız şu dönemde çok düşündürücü mesajlar veriyor. İşte böyle kitaplar da adeta ayna gibi bizi bize aksettiriyor.. Anlayabilene…
Çağdaş İtalyan edebiyatının en dikkat çeken yazar, çevirmen ve senaristlerinden biri olan Veronica Raimo’nun bu kitabı en çok okunan kitapları arasında. Aynı zamanda 2024 Uluslararası Booker ödülüne layık görülmüş. Yazarla henüz tanışmadıysanız bu kitabı doğru bir tercih olabilir.
ALINTILAR:
“Ömrümce bardağın dolu tarafını görmedim. Boş tarafını da görmedim. Bardağı her an devrilecekmiş gibi gördüm.”
“Boş vermek' kavramına her zaman yabancı olduysam bunun nedeni de çok basitti: Neyi boş vereceğimi bilmiyordum.”
“Bir aileden bir yazar çıkarsa, o aile bitmiş demektir.”
Kitabın Yazarı:VERONİCA RAİMO
Kitabın Basıldığı Basımevi yıl ve Tarih: Mart 2024,Medusa Yayınları, İstanbul
Kitabın sayfa sayısı:167
Bu hafta ne okuyalım? "Yalan Dolan"
Fatma Altınöz
Yorumlar
Whatsapp Kanalı
Trend Haberler
200 bin kilometreyi aşsa da pes etmiyorlar: İşte en sağlam 5 dizel motor
1 milyon TL’nin aylık getirisi değişti: Banka banka yeni mevduat faizleri
Karacasu'da 2 yaşındaki bebek sulama göletine düştü: Ekiplerden 2 saatlik hayat mücadelesi
Karacasu’ya iniş yapan iki helikopter merak konusu oldu: Vatandaşlar maç izler gibi izledi
Nazilli'de ortalık savaş alanına döndü; 2 ağır yaralı
Aydın’da kırmızı biber alarmı: “Mal satamıyoruz”
500 bin TL’nin 32 günlük getirisi belli oldu: Banka banka mevduat kazancı
Karacasu'da korkutan kaza: 1'i çocuk 7 yaralı
Veliler imza toplamıştı! Bakan Tekin Aydın'daki okul için kararı açıkladı
Karacasu'da havuza düşen Halil Bebek melek oldu
Resmi İlanlar