​Aydın'ın toprağı berekettir; incirin anavatanı, zeytinin ve zeytinyağının kalbidir.

Yıllardır bu topraklardan yükselen emek, hem sofralarımızı donatır hem de bölge ekonomisinin can damarını oluşturur. Ancak bu sezon Ege’nin gururu olan üreticimizin yüzü birtürlü gülmüyor.
Tarlada, bahçede gece gündüz demeden alın teri döken çiftçi, ürününü elden çıkarırken tarihinin en zorlu günlerini yaşıyor.
​Bugün incir üreticisi dertli, kaygılı ve çaresiz. Büyük emeklerle toplanan, kurutulan ve binbir zahmetle pazara indirilen incir, hak ettiği değerin çok altında fiyatlara alıcı bulmaya çalışıyor. Yüksek gübre, mazot, işçilik ve bakım maliyetlerinin altında ezilen üretici, mevcut satış fiyatlarıyla toplama maliyetini dahi karşılayamaz hale geldi.

Binbir emekle yetiştirilen o altın değerindeki incirler, maalesef maliyetinin bile altında fiyata elden çıkıyor.
​Durum zeytinyağında da farklı değil; hatta çok daha vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. Kalitesiyle dünyaya nam salmış zeytinyağımız, serbest piyasada adeta dip yapmış durumda. Litre fiyatlarının 120 TL ila 150 TL bandına kadar gerilediği haberleri üreticiyi çaresiz bırakıyor . Üretim girdilerinin rekor kırdığı bir dönemde, zeytinyağının bu seviyelere düşmesi çiftçinin belini bükmekten öte, üretim hevesini kökten kırıyor.

​Çiftçiyi korumak, üreticiye sahip çıkmak yalnızca bir kesimin değil, tüm toplumun ve en başta yetkililerin asli görevidir.

Üreticinin üretmekten vazgeçtiği bir gelecekte, hepimizin kaybedeceği aşikardır. Toprağına küşen bir çiftçi, yarın sofralarımıza gelecek gıdanın güvencesini kaybetmemiz demektir.
​Üretici artık süslü vaatlerin ve geçici çözümlerin ötesinde kalıcı çözümler istiyor.

Yetkililerin bir an önce elini taşın altına koymalıdır. Taban fiyat düzenlemelerinden alım garantilerine, ihracat kanallarının açılmasından doğrudan desteklemelere kadar somut adımları hızla atması gerekmektedir.
Piyasayı baronların vicdanına bırakmak, tarımsal geleceğimizi riske atmaktır.
​Alın terinin karşılığını almak her üreticinin en doğal hakkıdır.

Toprağı yeşerten, ekonomiyi ayakta tutan çiftçimizin sesine kulak verilmelidir.
İncir de zeytinyağı da hak ettiği değere kavuşturulmalıdır.
Unutmayalım ki üretici yaşarsa, toprak yaşar. Toprak yaşarsa, hepimiz yaşarız.
Aksi halde sonumuz felaket olur.
Sağlıcakla...