CHP Aydın İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya CHP Aydın İl Başkanı Süha Bayırlı, il yöneticileri ve ilçe başkanları katıldı. Toplantının açılışında konuşan Bayırlı, yaklaşan kongre sürecine ilişkin örgütlenme çalışmaları ve ilçe başkanlarıyla yapılacak değerlendirmeler hakkında bilgi verdi. Milletvekili Hüseyin Yıldız ise Türkiye genelinde ekonomik sorunların ağırlaştığını belirterek esnaf, çiftçi ve emeklilerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.

Yildizdan Chpde Arinma Mesaji Cinarimizi Zehirli Sarmasiklar 693379 0B2460

Yıldız, “Her gittiğimiz ilde üzülerek söylüyorum; esnafın durumu kötü, çiftçinin durumu kötü, emeklinin durumu kötü. Kısacası vatandaşların yüzde 90'ı ekonomik zorluklarla geçiriyor arkadaşlar. Sadece Aydın'da değil, bütün Türkiye'nin 81 ilinde, 957 ilçesinde, 2000 beldesinde de maalesef ve maalesef bu şekilde vatandaşlarımız zor durumdalar. Biz nasıl bu duruma geldik? Hep beraber düşünelim. 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde bütün sorunları çözeceğinin taahhüdünde bulunmuştu. O gün dolar 1 lirayken şimdi 50 liraya yükseldi. Yani 50 kat arttı. O gün asgari ücretle emekli olan bir emekli, emekli olduktan sonra kendisine ev alabiliyordu, arabasını alabiliyordu veya az bir şey de bankaya koyabiliyordu. Şu an emekli, emekli olduktan sonra da maalesef sadece kredi kartlarını zor kapatıyor arkadaşlar. Evden vazgeçtik, sadece kredi kartını zor kapatabiliyor” dedi.

“AYDIN’IN GELİR KAYNAĞI TARIM”

Aydın’ın tarıma dayalı ekonomik yapısına dikkat çeken Yıldız, “Bizim büyük sanayimiz yok arkadaşlar. Bizim gelir kaynağımızın yüzde 80'i tarımdır; incirdir, zeytindir, kestanendir. Eğer siz bunu yok ederseniz Aydın'da genç bulamayız. Göç veriyoruz. Eskiden buraya gelen memur, işçi, emekli olduktan sonra Aydın'da kalıyordu. Maalesef şimdi buradan emekli olan buradan kaçmak istiyor. Gençlerimiz büyükşehirlerde sürünüyor. İş imkanı olsa, buradan para kazansa niye gitsin arkadaşlar?” diye konuştu.

Bayram İnci, Yeni Parti İl Başkanlığı’na talip oldu
Bayram İnci, Yeni Parti İl Başkanlığı’na talip oldu
İçeriği Görüntüle

OTOYOLLARIN SATIŞINI ELEŞTİRDİ

Aydın-Denizli otoyolundaki ücretlendirmeye de değinen Yıldız, Yap-İşlet-Devret modeli üzerinden eleştirilerde bulundu. “Bugün değerli arkadaşlar, Denizli - Aydın arasını tutuyorum ben, 123 kilometre. Geldim de 530 lira olmuş, 530. Devletin yolu var, Aydın - İzmir arası kaç para? 30 liraydı, 40 lira oldu değil mi? Şimdi, şimdi bütün otoyollarını ihaleye çıkarıp 30 yılın gelirini satıyorlar kısacası. Yani bu ne demek? Sizin 40 lira verip kullandığınız yolu bundan sonra siz İzmir'e giderken 500 lira ödeyeceksiniz arkadaşlar. Ulaştırma Bakanı'na sesleniyorum: Devletin yaptığı, vatandaşın faydalandığı otoyollarına karışmayın! Özelleştirmeye karşıyız. Özel işte yaptınız; yolu verdiniz, maliyeti 200 milyon dolar arkadaşlar, 200 milyon dolar. Aydın - Denizli otoyolunun maliyeti 200 milyon dolar. Yani devlet burayı ihaleye çıkarsaydı 200 milyon dolara yapılacaktı bu yol. Biz 530 liraya değil, 50 liraya gidip gelecektik. Kendi adamlarını zengin yapmak için Yap-İşlet-Devret modeli yapıyorlar. 200 milyon dolara yapılacak bir yola biz o firmaya 17 yıl boyunca tam 1 milyar 700 milyon dolar para ödüyoruz arkadaşlar. Tekrar ediyorum; 200 milyon dolara mal olan bir yolu 1 milyar 700 milyon dolar bu firmaya para ödüyoruz arkadaşlar. İşte onun için söylüyoruz, onun için beşli çete diyoruz biz. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında havayollarını, otoyollarını asla ve asla Yap-İşlet-Devret modeli, araba garantisi, yolcu garantisi asla vermeyeceğiz. Çünkü, çünkü bu şekilde devlet soyuluyor arkadaşlar.”

“YOLSUZLUK YAPAN KİM OLURSA OLSUN ÜZERİNE GİDİLMELİ”

Borsa piyasasındaki gelişmelere de değinen Yıldız, “Bugün onlara verdiğiniz bütün paralar yoksul insanlardan, yani sizden çıkıyor. Emekliden çıkıyor, işçiden çıkıyor, esraftan çıkıyor, çiftçiden çıkıyor. Oraya verdiğimiz paralarla 10 misli daha havaalanı, 10 misli daha otoyollar yapabilirdik. O yüzden biz muhalefet olarak her gördüğümüz yanlışa 'hayır' diyeceğiz. Sizleri, vatandaşımızı uyaracağız. Ama doğruya da 'doğru' diyeceğiz arkadaşlar. Daha bu hafta içinde hepiniz biliyorsunuz, Borsa'da dönen olayları gördünüz. Yedi kişilik çete, binlerce gariban insanın parasına çöktüler, malına çöktüler. Yedi kişi para kazanacak diye yüzlerce yatırımcının ekmeğini elinden aldılar. Bu her yerde yavaş yavaş çoğalmaya başladı. Dün otoyollarda, havaalanlarında; bugün de Borsa'da garibanın, yoksulun 5 lira, 10 lira yatırıp çocuğunun geleceğini beklettiği bir yatırıma göz diktiler. O yüzden: Adaletli olacağız. Kim olursa olsun, kim yanlış yapıyorsa üzerine gitmek zorundayız. Yolsuzluk yapan kim varsa parti ayrımı yapmadan herkesin üzerine gitmek zorundayız. Belediye başkanları, bakanlar; yani kısacası bütçe kullanan kim varsa eğer bu milletin parasını yiyorsa, yolsuzluk yapıyorsa Adalet Bakanı'na buradan sesleniyorum: Üzerine gitmek zorundadır! Çünkü bugün belediye başkanları da bakanlar da genel müdürler de onlar bizim paramızı kullanıyorlar. Yani 86 milyonun ödediğimiz verginin parasını kullanıyorlar, babasının parası değil; bizim paramızı kullanıyorlar. O yüzden özellikle burada Adalet Bakanı'na sesleniyorum: Yolsuzluk yapan kim olursa olsun üzerine gidilmelidir!”

“İLK SEÇİMLERDE İKTİDARA GELECEĞİZ”

CHP’nin kuruluşuna ve parti içindeki değişim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Halk Partisi olarak her kim olursa olsun... Partimiz bu devleti kuran bir partidir. Atatürk ne demiş? 'İki tane eserim var: 1. Cumhuriyet Halk Partisi, 2. Türkiye Cumhuriyeti Devleti' demiştir. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi'nin görevi sadece iktidara gelmek için değil, rejimi korumak için, devleti korumak için de vardır. Bu partide rant için partiyi bırakıp gidenler hiçbir zaman partili olmamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi rantın, halkın kalesi değildir; rantçı değil. Cumhuriyet Halk Partisi onurlu, şerefli üyelerle yürümüştür. 103 yıllık bir partiyiz. Çınarımız, etrafı zehirli sarmaşıklarla donatıldı maalesef; şu an temizledik. Ufak tefek çınar ağacımın dallarında kurumalar var, onları da temizledik. Bundan sonra daha güçlü olarak halkın karşısına çıkacağız. İlk seçimlerde iktidara geleceğiz, göreceksiniz. Çünkü 86 milyon temiz toplum, temiz yönetim istiyor bizden.” "AYDIN ÖRGÜTÜ TERTEMİZ" Yıldız, Aydın örgütüne ilişkin değerlendirmesinde ise il ve ilçe teşkilatlarının kongre sürecine hazırlandığını belirtti. Yıldız, “Tüm örgütümüzün hepsi dört dörtlük, tertemiz bir yolda yürüyoruz. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi Aydın'da göreceksiniz ve bütün Türkiye'de neler yapacağını, neler olacağını göreceksiniz” diyerek önümüzdeki dönemde yaşanacak parti içi gelişmelere dikkat çekti.

YILDIZ’DAN “ÖN SEÇİM” ÇIKIŞI

Yıldız, CHP’nin kurultay ve tüzük sürecine ilişkin görüşlerini anlattı. Milletvekillerinin ön seçimle belirlenmesi gerektiğini savunan Yıldız, örgütün karar mekanizmasındaki rolüne vurgu yaptı. “Cumhuriyet Halk Partisi'nin biliyorsunuz kurultayı olacak. O kurultayda hedefimiz, Türkçe söyleyeyim, milletvekillerini ön seçimle belirlemek istiyoruz. Sadece Aydın'da değil, bütün Türkiye'de. Çünkü örgütün seçtiği milletvekilleri, o milletvekilleri örgüte dönmek zorundadır.

Atamayla gelen milletvekillerinin maalesef hani %50 diyeyim, %50'si de kendi illerini bile tanımıyorlar. O yüzden ben Cumhuriyet Halk Partisi'ne hayalim şuydu: Biliyorsunuz, bilmiyorum şey, takip ettiniz mi beni? Özellikle 38. Kurultay'da Özgür Özel çıktı, bütün yetki namus, şeref sözü verdi; 'Yetkileri örgüte' dedi. 'Bir ay sonra tüzük kurultayı yapacağım' dedi. Bir ay sonra yapmadı. Yerel seçimleri belirledi. Yerel seçimlerden sonra tüzük kurultayı yaptı. Tüzük kurultayında %5 olan kontenjanı, yani Genel Başkanın %5 olan kontenjanını tüzük kurultayında %15'e çıkardı. O yetmiyormuş gibi ön seçimi ortadan kaldırdı. Ve ben çıktım orada, yüreklilikle onun söz verdiği şekilde... Ben size dinleteyim. Madem açtınız konuyu, size gerçekleri anlatacağım.”

“ÖRGÜTTEN YANAYIM”

Toplantı sırasında Yıldız, kendi telefonundan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ait olduğu belirtilen bir ses kaydı da dinletti. Yıldız, ses kaydının ardından ön seçim tartışmasına ilişkin görüşlerini sürdürdü. “Bunu bir milletvekili olarak, ön seçimle seçilmiş bir arkadaşınız olarak ben bunu bir ay sonra tüzük, şey tüzük kurultayı olacaktı. Bir sene, bir buçuk sene sonra yaptı tüzük kurultayını. Yerel seçimlerde... Benim sesim değil, kendisinin sesi değil mi? Dinlediniz hepiniz. Aydın'da, Aydın'da nerede ön seçim yaptı, soruyorum size? 17 ilçenin belediye başkanı, meclis üyeleri belirlendi. Ön seçim yaptı mı arkadaşlar? Yapmadı ki. O yetmiyormuş gibi 1,5 yıl sonra tüzük kurultayı yaptılar. 1,5 yıl sonra tüzük kurultayında da tekrar ediyorum, %5 olan Genel Başkanın yetkisini %15'e çıkardılar. Yani 600 kişide %5'ini kullanabiliyordu, şimdi %15'ini kullanıyor. O yetmiyormuş gibi 52. madde tüzükte var, ön seçimi ortadan kaldırdılar arkadaşlar. Bu mu demokrasi? Biz onun için mücadele ettik. Onun için bizim derdimiz Cumhuriyet Halk Partisi'nde öyle bir değişiklik yapmalıyız ki kim gelirse gelsin o tüzüğü değiştirememelidir. Belediye başkanı da meclis üyeleri de milletvekilleri de hepsinde ön seçimle seçilmelidir. O yüzden bunu yapmak için hepimizin mücadele etmesi gerekiyor arkadaşlar. Biz partinin kararını üyeler vermelidir. Ankara'da oturan kişi asla Aydın'ı bilmez. Aydın'ı Aydınlılara sorun. Aydın istediği takdirde kim istiyorsa onu göndersin. Benim üyelerim belirlemesi lazım. O yüzden arkadaşlar, şu an yeni kurulan İYİ Parti mi... İYİ Parti diyor Genel Başkanınız, ben de şaşırıyorum Özgür Özel adını kullanıyorum. Yeni parti yani. Şimdi, ya arkadaşlar gerçekten üzülüyorum. Siyasi Partiler Yasası'nda diyor ki: 'Genel Başkan' diyor, 'İlçe başkanı, il başkanları delegeyle seçilir.' Yani baktığınız zaman Siyasi Partiler Yasası'nda görürsünüz yani. Şimdi üyeler sözde seçiyor ilçe başkanını, öyle bir şey yok arkadaşlar. Zaten delege seçmeseler o ilçe, o kongre iptal olur yani. Üyelerle ilçe başkanı seçilmez. Yani yasa, yasa elverişli değil ki. Madem Özgür Bey bu kadar istiyorsa gelsin, bir önerge versin bize. Beraber olalım. Mecliste hep beraber kanun çıkaralım, Siyasi Partiler Yasası'nı değiştirelim. Ön seçimi şart koyalım. Hadi desin. Tercihli sistemi şart koyalım. Yani örneğin 8 tane vekil mi var arkadaşlar her partide? 16 kişiyi gösterirsin. Vatandaş gitsin orada kimi tercih ediyorsa ona oy kullansın, işaretlesin. Tercihli sistem en güzeli. Ama yapmadılar arkadaşlar. Milletvekillerini götürmek için 94 tane vekillere, 90 tane vekillere 1. sıra garanti vermiş. 81 tane il başkanına 1. sıra vermiş. Diğer ilçelerde yatanlara 100 kişiye 1. sıra vermiş. Ben 81 tane 1. sıra var, hesap yapıyorum, 500 tane 1. sıra sözü vermiş. Nasıl olacak bilmiyorum. Bizi ilgilendirmiyor hatta.

Ama şunu söyleyeyim; insanlar söylediği sözün arkasında duracak. Ben o dönemlerde yüreklilikle çıktım kapalı grupta, ben bunu televizyonun karşısında bunu yani tüzük kurultayında ön seçim tutuluyorken çıktım mikrofonda konuşurken ilk önce bunu dinlettim, sonra kendim konuştum. 'Söz verdiniz, namus şeref sözü verdiniz' dedim, 'Neden ön seçimi ortadan kaldırıyorsunuz?' savunan arkadaşlarınızdan birisi. O 'benim' deyip İstanbul demokrasiyi savunan, Ankara'da il başkanı, İstanbul il başkanları, İzmir eski il başkanları çıktılar bunu savundular arkadaşlar. O yüzden ben her zaman halktan yanayım, örgütten yanayım. Örgütün verdiği her karara saygı duyuyorum. O yüzden rahat olun, Cumhuriyet Halk Partisi bundan sonra göreceksiniz örgütün verdiği karara göre hareket edecek. Örgütsüz hiçbir şey yapmayacağız. Hepinize saygılar sunuyorum.”

“KİM GENEL BAŞKAN OLURSA BENİM GENEL BAŞKANIMDIR”

Toplantıda bir gazetecinin CHP’nin yaklaşan genel kurultayında Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olup olmayacağı ve Yıldız’ın kimi genel başkan olarak görmek istediğine ilişkin sorusu üzerine Yıldız, kararın kurultay delegelerine ait olduğunu söyledi. “Şimdi tabii değerli arkadaşlar, biz kongre... İşte bugün toplanmamızın birinci nedeni bu süreci nasıl yürüteceğiz, onun çalışmasını yapacağız. Daha mahalle delege seçimleri olacak, ilçe kongreleri olacak, il kongresi, en sonunda kurultay olacak. Kurultayda her Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin Genel Başkan olma hakkı vardır arkadaşlar. Yani normalde buradaki üye arkadaşımız gelir, %5'ini, kurultay delegelerinin %5'ini alırsa imzasını, Genel Başkan olma yetkisi vardır, olma hakkı vardır. Ve bunun cevabını da kurultay delegeleri verir.

Bizim en üst kurul kurultaydır. Kurultay delegeleri kimi seçer, onu bilemem o zamana kadar. Kim olursa da gelir kurultay delegesi oyunu kullanır. Kim gelirse Genel Başkanımız odur arkadaşlar. Şimdi demin bir soru sordu arkadaş. Siz hepiniz beni tanıyorsunuz, değil mi? Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin gençlik kollarından gelen, atadan dededen genellikle gelen bir arkadaşınızım. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanlık koltuğunda oturan şahıs kim olursa olsun benim başımın tacıdır. Ben taraf olmama rağmen 3 yıl boyunca Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel hakkında hiçbir yanlış bir paylaşım yaptım mı? Hakkında bir kelime yaptım mı? Hakkında bir kelime konuştum mu? Konuşmadım. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin boş ver milletvekilliğini, bir üyesiyim yani. Genel Başkan kim seçiliyorsa benim başımın tacıdır arkadaşlar. Ama Genel Başkan adayı olmak herkesin hakkıdır. Kurultay delegelerinin %5'i imzasını toplar, aday olur. Kazanınca, kim kazanırsa tekrar ediyorum, benim Genel Başkanımdır. Ben Kemal Bey'in aday olup olmayacağını bilemem. Kemal Bey hiçbir zaman aday olmamıştır, aday olsun diye imzalar toplanır, götürülür önüne konur; 'Biz seni aday gösterdik'. Hiçbir zaman Kemal Bey kendi Genel Başkan adayı olmadı. Tekrar ediyorum; kurultay delegeleri oturur, imzayı toplar, getirir divana verir. 'Bizim Genel Başkan adayımız Kemal Kılıçdaroğlu' diye imza veriyorlar, o da aday oluyor. O yüzden şu an aday olur mu, olmaz mı bilemem. Ama her Cumhuriyet Halk Partilinin Genel Başkan olma hakkı vardır. Süre uzun, ne olacağımız belli değil ama şunu söyleyeyim; kim gelirse gelsin Cumhuriyet Halk Partisi şu an tam doğru yoldadır. Yürüyüş yoluna devam ediyor. O yüzden o gün geldiğinde kim Genel Başkan olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisini muhakkak iktidara getirecektir.”

İL YÖNETİMİ HAFTAYA BELLİ OLACAK

Toplantıda CHP Aydın İl Başkanı Süha Bayırlı’nın atanmasının ardından il yönetiminin henüz belirlenmemesine ilişkin soruya da yanıt veren Yıldız, listenin Genel Merkez’e gönderildiğini söyledi. “Şimdi bizim il yönetimimiz hazır, işin gerçeği. Biliyorsunuz bizim Genel Merkez il yönetimini bekliyor liste gittiğinde. 81 il, 977 tane ilçe var. Şu an sırayla bakıyorlar, inceliyorlar. Yani sık dokudukları için daha sıra Aydın'a gelmedi. Herhalde önümüzdeki hafta %100 yani pazartesi ya da salı, çarşambaya kadar çıkacak Genel Merkezden. Yani sistemimiz şu arkadaşlar: İl başkanı atandıktan sonra, ilçe başkanı atandıktan sonra ilçe başkanlarımız, il başkanımız kendi yönetimini belirler. Belirlerken de hele özellikle il, sadece genel burada belirlenmiyor; 17 tane ilçe var. 17 tane ilçede araştırma yapılıyor. Orada kimse temsil ediyor, şu an biz hassas bir noktadan geçiyoruz. Hassas noktadan geçtiğimiz için de gerçekten bu dönem çok çok iyi tespit etmemiz gerekiyor yani. Çünkü arınma diyoruz. Arınma dediğimiz için de buraya yönetime alacağımız arkadaşlarımızın lekesiz olması lazım. Yarın herhangi bir sıkıntı olduğu zaman siz demeyecek misiniz 'Hani arınma, bu adam böyle' derseniz ne yapacağız? O yüzden Süha Başkan listesini geçen hafta verdi, hatta 10 gün önce verdi ama Genel Merkez maalesef biraz ağır işliyor. İşte soruyorlar, araştırıyorlar. Bu sefer sık dokuyoruz, o yüzden biraz 10 gün gecikti ama Süha Başkanla ilgisi yok. Genel Merkezin ilgisi var.”

Yıldız açıklamasının ardından parti yöneticileriyle basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi.

Muhabir: KAZIM YÖRÜKCE