Sabit fiyat bir lüks mü, ihtiyaç mı?
Aynı sokağın üzerinde üç ayrı markete giriyorsunuz.
Aynı marka, aynı ürün, aynı gramaj…
Ama üç farklı fiyat.
Bir markette 70 lira, diğerinde 82, başka bir yerde 95 lira.
İnsan ister istemez durup düşünüyor:
“Bu ürünün fiyatı gerçekten ne kadar?”
Aslında bugün vatandaşın yaşadığı en büyük yorgunluklardan biri de bu.
Etiket takip etmek.
Markete girmeden önce fiyat araştırmak, telefonu çıkarıp internette karşılaştırmak, bir ürünün geçen hafta kaç lira olduğunu hatırlamaya çalışmak…
Alışveriş yapmak artık sadece ihtiyaçları karşılamak değil, adeta küçük çaplı bir ekonomi araştırmasına dönüşmüş durumda.
Bir vatandaşın markete giderken yanında alışveriş listesi kadar fiyat bilgisi de taşıması normal mi?
Bence değil.
Çünkü vatandaşın görevi ekonomist olmak değil.
Vatandaşın görevi, kazandığı parayla ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabilmek.
Eskiden fiyat artışından şikâyet ederdik.
Şimdi ise yalnızca fiyatın yüksekliğinden değil, fiyatın sürekli değişmesinden şikâyet ediyoruz.
Bugün aldığınız ürünün yarın kaç lira olacağını bilmiyorsunuz.
Bir hafta önce aldığınız ürünün fiyatını bu hafta görünce şaşırıyorsunuz.
Hatta bazen aynı gün içinde farklı marketlerde bile ciddi fiyat farklarıyla karşılaşabiliyorsunuz.
Bu durumun elbette ekonomik, ticari ve mali birçok nedeni olabilir.
Ancak vatandaş açısından sonuç çok daha basit:
Belirsizlik.
Ve belirsizlik, insanı yoran en önemli şeylerden biridir.
Peki sabit fiyat uygulaması bir lüks mü?
Yoksa temel ihtiyaçlarda vatandaşın önünü görebilmesi için bir ihtiyaç mı?
Burada mesele her ürüne devlet tarafından aynı fiyatın konulması değil.
Mesele, temel ihtiyaçlarda öngörülebilirlik ve şeffaflık sağlanması.
Vatandaş en azından temel gıda, temizlik ve kişisel bakım ürünlerinde fiyatların neden değiştiğini anlayabilmeli.
Bir ürünün fiyatı neden arttı?
Üreticiden mi kaynaklandı?
Nakliye mi arttı?
Kira mı yükseldi?
Enerji maliyeti mi değişti?
Yoksa aradaki zincirde başka bir maliyet mi oluştu?
Vatandaş bunların hepsini bilmek zorunda değil.
Ama fiyatın neden değiştiğini anlayabilmek istiyor.
Çünkü bugün sessiz bir çoğunluk var.
Her gün markete giden…
Kasada hesabını yapan…
Bir ürünü alıp diğerini rafa geri koyan…
“Bunu bu ay almasak da olur” diyen…
Çocuğunun istediği bir ürünü bütçesi yetmediği için alamayan…
Ve bütün bunları çoğu zaman sessizce yapan insanlar.
Bu insanların büyük bölümü yüksek sesle konuşmuyor.
Ama hesap yapıyor.
Hem de her gün.
Belki de artık konuşmamız gereken şey yalnızca “fiyatlar neden arttı?” sorusu değil.
Bir başka soru daha var:
Vatandaş neden sürekli fiyat takip etmek zorunda kalıyor?
Bir toplumda insanlar alışveriş yaparken ürünün kalitesinden önce fiyat etiketinin değişip değişmediğini kontrol ediyorsa, burada yalnızca ekonomik değil, sosyal bir yorgunluk da vardır.
Çünkü insan sürekli hesap yaparak yaşamak istemez.
Çocuğuna bir şey alırken düşünmek istemez.
Markette kasaya geldiğinde “Acaba param yetecek mi?” endişesi yaşamak istemez.
İstediği çok büyük bir şey değil.
Sadece kazandığı parayla ne alabileceğini önceden bilmek istiyor.
Belki çözümün adı tam anlamıyla “sabit fiyat” değildir.
Ama çözümün içinde mutlaka şeffaflık, denetim, fiyat karşılaştırması ve öngörülebilirlik olmalıdır.
Çünkü vatandaş artık sadece ucuz ürün aramıyor.
Güvenilir fiyat arıyor.
Etikete baktığında yarın aynı ürünün bambaşka bir rakamla karşısına çıkmayacağına inanmak istiyor.
Ve belki de en önemlisi…
Vatandaş artık ekonomik hayatın seyircisi olmak istemiyor.
Ne ödediğini, neden ödediğini ve ödediği paranın karşılığını bilmek istiyor.
Bu çok büyük bir talep değil.
Bu, normal bir hayatın en temel beklentilerinden biri.
Çünkü market arabasına koyduğumuz her ürünün arkasında bir aile bütçesi var.
O bütçenin içinde emek var.
Alın teri var.
Çocukların ihtiyaçları var.
Ev kirası var.
Faturalar var.
Ve ayın sonunu getirme mücadelesi var.
Bu yüzden mesele yalnızca bir etiket meselesi değildir.
Mesele, insanların hayatlarını planlayabilme meselesidir.
Etiket değişebilir…
Ama vatandaşın güveni sürekli değişmemelidir.
Sağlıcakla...
Etiket takibinden yorulduk
Şenol Babacan
Yorumlar
Whatsapp Kanalı
Trend Haberler
Karacasu'da Çetinkaya Zeytincilik alımlara başladı: İlk fiyatlar belli oldu
Katılımevim’in büyük ortağı hakkında şok iddia! Yurt dışına kaçtı
1 milyon TL’nin 32 günlük getirisi güncellendi: Banka banka yeni tablo
1 milyon TL’nin aylık getirisi değişti: Banka banka yeni mevduat faizleri
Karacasu'da 2 yaşındaki bebek sulama göletine düştü: Ekiplerden 2 saatlik hayat mücadelesi
Katılımevim’in akıbeti belli oldu! Beklenen açıklama geldi
Karacasu’ya iniş yapan iki helikopter merak konusu oldu: Vatandaşlar maç izler gibi izledi
Nazilli'de ortalık savaş alanına döndü; 2 ağır yaralı
Aydın’da kırmızı biber alarmı: “Mal satamıyoruz”
Aydın’daki saksılı fidan görüntüsünün faturası kesildi
Resmi İlanlar