2006-2013 yılları arasında doğan bebeklerin öldürülerek gömüldüğü iddialarıyla İstanbul’dan Aydın’a uzanan Keskin ailesi dosyası, çocuk ölümleri ve aile içi şiddet iddialarıyla kamuoyunun gündemine geldi. Yıllarca gizli kaldığı belirtilen olaylar zinciri, Vefa Keskin’in 2016 yılında savcılığa yaptığı ihbarın ardından ortaya çıktı.

İddialara göre baba Hüseyin Keskin, kendisini “mehdi” ilan ederek aile üzerinde baskı kurdu. Anne Ceyhan Keskin’in hastanelerden uzak şekilde ev ortamında dünyaya getirdiği 16 çocuktan 7’sinin şüpheli şekilde hayatını kaybettiği öne sürüldü. Dış dünyadan koparıldıkları ve çeşitli haklardan mahrum bırakıldıkları belirtilen çocuklardan 3’ünün evden kaçarak kurtulduğu, 5’inin ise devlet korumasına alındığı belirtildi.

MEZARLAR AÇILDI
Dosyanın seyrini değiştiren gelişmelerden biri 22 Mayıs 2024’te yaşandı. Söke’nin Demirçay Köyü mezarlığında savcılık talimatıyla bazı mezarlar açılarak inceleme yapıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, 2006 doğumlu İffet bebeğin öldürüldüğü tespit edildi. 15 aylık Armağan bebeğin ölümüne ilişkin dosyada ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın mahkumiyetin onanması yönündeki mütalaasına rağmen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi.

BABAYA MÜEBBET HAPİS CEZASI VERİLDİ
Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 Eylül 2025 tarihinde görülen duruşmada, İffet bebeğin ölümüne ilişkin davada Hüseyin Keskin müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Anne Ceyhan Keskin hakkında ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verildi. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, Ceyhan Keskin hakkındaki beraat kararını onadı. Müşteki Vefa Keskin’in avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile UCİM kararı Yargıtay’a taşıdı. Hüseyin Keskin hakkında verilen müebbet hapis cezası ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “eksik ceza tayini” gerekçesiyle bozuldu. İstinaf Mahkemesi, sanığın cezai ehliyetinin tam olması halinde ceza indirimi uygulanmaması gerektiğine hükmederek dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderdi.

ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ
Yeniden yargılama kapsamında tutuklu sanık Hüseyin Keskin, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmada Aydın Barosu ve UCİM temsilcileri, sanığın pişmanlık göstermediğini belirterek bozma kararına uyulmasını talep etti. Adli Tıp Kurumu raporunda akıl sağlığının yerinde olduğu ve cezai ehliyetinin bulunduğu belirtilen Hüseyin Keskin ise suçlamaları reddederek tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, 13 Ekim tarihine ertelendi.

“AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET BEKLİYORUZ”
Yaşanan olayların ardından hukuk mücadelesini sürdüren Vefa Keskin, davadaki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sanığın cezai ehliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiğini belirten Keskin, kurumdan gelen raporda sanığın “akıl sağlığının yerinde olduğu ve cezai ehliyetinin bulunduğunun” belgelendiğini söyledi. Bölge Mahkemesi’nin de akıl sağlığı yerinde olan sanığa ceza indirimi uygulanmaması gerektiğini belirterek kararı bozduğunu ifade eden Vefa Keskin, “Şimdi Adli Tıp raporunun da tamamlanmasıyla birlikte, duruşmada müebbet hapis cezasının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak değiştirilmesini bekliyoruz” dedi.

UCİM DE DAVANIN TAKİPÇİSİ
Duruşmanın ardından UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) avukatları da adliye önünde basın açıklaması yaptı. Dernek avukatları, davanın takipçisi olduklarını vurguladı. Adli Tıp raporunun dosyaya girmesiyle birlikte gözler 13 Ekim’de görülecek yeni duruşmaya çevrildi. Keskinler Davası’ndaki yargı süreci devam ediyor.


