“Efeler diyarı” Aydın’dan yarışmaya katılan Cihan Topal’ın hikayesi, stüdyodaki izleyenleri ve ekran başındaki milyonları etkiledi. Topal, yıllar önce yaşadığı kazanın ardından hayatının tamamen değiştiğini anlattı. 2008 yılında tarlada hayvanlarına yem hazırlayan Topal, silaj makinesine mısır verirken korkunç bir kaza geçirdi. O dönem tek sıralı olan silaj makinesinde kardeşinin çalıştığını belirten Topal, kardeşine, “Sen yapamazsın, ellerini kaptırırsın, ben geçeyim” diyerek işi kendisinin üstlendiğini söyledi. Mısırları makineye verdiği sırada üzerindeki uzun kollu gömlek makineye takıldı.

Gömleğin makineye kapılmasıyla birlikte Topal da mısırlarla beraber makinenin içine doğru çekildi. Topal, sol tarafının ve gözünün kenarının makinenin gövdesine dayanarak kaldığını, normalde 5 bin devirle çalışan makinenin o sırada durduğunu anlattı. Gömleğinin ucuz ve naylon olması nedeniyle makinenin kumaşı koparamadığını ifade etti. Kollarının omuzdan kopması halinde nakil şansının bulunmayacağını belirten Topal, mevzuat gereği dirsek altındaki bölümün korunması gerektiğini söyledi.

“BİR BARDAK SU İÇEMİYORDUM”
Kazanın ardından Topal için günlük hayatın en basit işleri bile büyük bir mücadeleye dönüştü. Kendi başına bir bardak su içemediğini anlatan Topal, en çok da çocuğuyla kurduğu ilişkinin bundan etkilendiğini söyledi. Kızının elini tutamıyor, saçını okşayamıyordu. 20 Kasım 2008 tarihinde gazetede yurt dışında gerçekleştirilen bir kol nakli haberini okuyan Topal, ilkokul mezunu olmasına rağmen bu gelişmenin peşini bırakmadı. “Bu Türkiye’de de yapılır” diyerek organ nakli için harekete geçen Topal, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Özkan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Özkan’ın kendisine ilk olarak, “Hastanın dirsekleri var mı?” diye sorduğunu aktaran Topal, dirseklerinin bulunduğunu söylemesinin ardından doktorun gönüllü hasta beklediğini öğrendiğini ifade etti. Topal, bu görüşmenin kendisi için yaşadığı karanlık dönemin ardından umut ışığı olduğunu söyledi.

“SANA İKİ EL NAKLİ YAPACAĞIM”
Antalya’ya gittiklerinde Prof. Dr. Ömer Özkan’ın kendisine, “Kardeşim, ben sana iki el nakli yapacağım” dediğini anlatan Topal, bundan sonraki süreçte telefonunun 7 gün 24 saat açık tutulması gerektiğinin söylendiğini belirtti. Beklenen telefon 25 Eylül 2010’da geldi. Topal’a uygun bir vaka bulunduğu bildirildi. Karnını doyurması, ardından da aç kalması istendi. Nakledilecek ellerin Aydın’dan bulunduğu öğrenildi. Gece görüşünün yeterli olmaması nedeniyle helikopter kullanılamayınca Topal ve ekibi ambulansla Antalya’ya doğru yola çıktı. Yaklaşık dört saatlik yolculuğun ardından Türkiye’de gerçekleştirilecek ilk çift kol nakli ameliyatı için operasyona girildi.
YENİ ELLERİYLE YENİDEN HAYATA TUTUNDU
Ameliyattan bir gün sonra yoğun bakımda gözlerini açan Topal, kollarındaki ağırlığı ve kan dolaşımını hissettiğini söyledi. Topal, tedavi sürecinin devamında yedi ay boyunca Antalya’da kaldı. Her gün fizik tedavi gören Topal’ın sağ elinde, operasyonun yedinci gününde sinir uyarısı meydana geldi ve eli titremeye başladı. Beynin zaman içerisinde nakledilen kollara yeniden komut göndermeyi öğrendiğini belirten Topal, para işareti yapabilmesinin yaklaşık 1,5 yıl sürdüğünü dile getirdi.
KIZININ ELİNİ TUTTU, SAÇINI OKŞADI
Çift kol naklinin Topal’ın hayatındaki en büyük karşılığı ise kızıyla ilişkisinde ortaya çıktı. Nakilden önce iki yıl boyunca kızının elinden tutamadığını ve saçını okşayamadığını anlatan Topal, bugün ise kızı Necile’nin elini tutarak onu okula ve parka götürebildiğini söyledi. 18 yaşındaki lise öğrencisi Necile Topal da babasıyla birlikte yarışmaya geldi. Babasına başarı dileyen Necile, onunla gurur duyduğunu ifade etti. Topal, 2014 yılında dünyaya gelen oğluna da ameliyatını gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan’ın adını verdi. Çocuğunun adı Ömer Özkan Topal oldu.
VERİCİSİNİ DE UNUTMADI
Hayatını değiştiren naklin ardından vericisini de unutmayan Cihan Topal, kendisine nakledilen ellerin Fatih Demirel’e ait olduğunu söyledi. Demirel’in hayatını kaybettiğini belirten Topal, verici ailesiyle görüşmeye devam ettiklerini ifade etti. Bugün kızının elini tutabilmesini, saçını okşayabilmesini ve insanlarla tokalaşabilmesini organ bağışına borçlu olduğunu söyleyen Topal, herkesi organ bağışında bulunmaya çağırdı. Topal, organ bağışını “yaşarken bırakabileceğiniz en güzel miras” olarak nitelendirdi. Program sunucusu Oktay Kaynarca da organ bağışının önemine dikkat çekerek, kimsenin “başıma gelmez” düşüncesine kapılmaması gerektiğini söyledi. Kaynarca, organ bağışının hayat kurtardığını vurguladı.
MİLYONER’DE 100 BİN LİRALIK ÖDÜL
Cihan Topal, hayat hikayesini anlattıktan sonra yarışmadaki mücadelesine başladı. "Hangi yazarın 'Altın Işık' adlı bir eseri vardır?" sorusuyla karşılaşan Topal, telefon jokerini kullanmaya karar verdi. İlk 6 soruyu peş peşe doğru yanıtlayan Topal, daha sonra kızı Necile’nin lise müdürü Burak Seven’ı aradı. “Burak Seven, doğru cevabın D) Ziya Gökalp olduğunu söyledi. Topal da bu yanıtı vererek soruyu doğru cevapladı. 200 bin liralık soruda Topal’ın karşısına bu kez, “Belkıs Özener, kimin kardeşidir?” sorusu çıktı. Soruyla ilgili hiçbir fikri olmadığını belirten Topal, risk almak istemedi. 100 bin liralık ödülünü korumak için yarışmadan çekilme kararı aldı. Ancak Topal, yarışmaya devam etseydi vereceği cevabı da söyledi: B) Gönül Yazar. Doğru cevap da B) Gönül Yazar çıktı. Böylece 200 bin liralık soruda çekilerek yarışmadan ayrılan Topal’ın, devam etmesi halinde doğru yanıtı vereceği ortaya çıktı. Oktay Kaynarca, 100 bin liralık ödülü Topal’a teslim ederken, “Sağlık olsun, nasipten ötesi yok” dedi. Cihan Topal ise “Nasip neyse odur. Allah razı olsun” sözleriyle yarışmaya veda etti.



