Aydın’ın Nazilli ilçesinde 60 yılı aşkın süredir incir üretiminin içinde yer alan 89 yaşındaki Yaşar Çolakoğlu, ömrünü adadığı incir sektöründeki emeği nedeniyle Aydın Valisi Dr. Osman Varol tarafından plaketle ödüllendirildi.

Kırsal Kozdere Mahallesi’nde yaşayan Çolakoğlu, gençlik yıllarında öküz ve insan gücüyle yaptığı üretimin bugün torunları tarafından sürdürüldüğünü söyledi.

Efeler Belediyesi ekipleri temizlik çalışmalarını sürdürüyor
Efeler Belediyesi ekipleri temizlik çalışmalarını sürdürüyor
İçeriği Görüntüle

Nazilli’nin kırsal Kozdere Mahallesi’nde yaşayan 89 yaşındaki Yaşar Çolakoğlu, 1960’lı yıllardan bu yana incir üretiminin içerisinde. Yarım asrı aşan üretim hayatında bölgenin iklim koşullarından tarım teknolojilerindeki değişime kadar pek çok gelişmeye tanıklık eden Çolakoğlu, bugün hala bahçelerine gitmeye devam ediyor.

Nazillide Incire Adanmis 60 Yil 89 Yasindaki Yasar Dede Hala 689669 5F3B8B

60 YILLIK EMEĞE ANLAMLI ÖDÜL

İncir sektörüne 60 yılı aşkın süre emek veren Yaşar Çolakoğlu, bu uzun soluklu mücadelesi ve üretime katkıları dolayısıyla Aydın Valisi Dr. Osman Varol tarafından plaketle onurlandırıldı. Çolakoğlu’nun aldığı plaket, yıllarını incir bahçelerinde geçiren üreticinin emeğine verilen değerin simgesi oldu.

İNCİRİN GEÇMİŞİNE TANIKLIK ETTİ

İncir yetiştiriciliğinde hava şartlarının önemine dikkat çeken Çolakoğlu, geçmişte farklı hava koşullarında dahi üretime devam ettiklerini belirterek, “Evvel havaların soğuk olmasında, sıcak olmasında biz mahsulü yetiştiriyorduk. Akdeniz sınırından sonra havalarımız düzeldi, daha mahsule elverişli olarak yetiştirmeye devam ettik” dedi. Geçmişte üretimin bugüne göre çok daha zahmetli olduğunu anlatan Çolakoğlu, tarım makinelerinin olmadığı yıllarda tüm işlerin insan ve hayvan gücüyle yapıldığını söyledi.

60 SENELERİNDE MAKİNE YOKTU

“Şimdi bütün bizim arazilerimiz susuz meydana geliyor. İnşallah yağmurların bol olduğu zaman daha güzel oluyor” diyen Çolakoğlu, geçmişte tarlaların öküzlerle sürüldüğünü belirtti. Çolakoğlu, “Çünkü bizim yerlerimiz öküzle sürülüyor, hayvanla sürülüyor. Kır arazideyiz. Şimdi düz yerleri motorlarla sürüyoruz, motorlar çıktı. Bir de bahçelerimizin yollarına makine çıktı. Makinelerle de devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Geçmişle bugünü karşılaştıran Çolakoğlu, “Benim dediğim zamanlarda, 60 senelerinde makine yoktu. Bütün el gücüyle, çapayla yaptık” sözleriyle üretimin zorlu yıllarını anlattı.

İNCİR, AİLENİN GEÇİM KAYNAĞI OLDU

Yetiştirdikleri ürünleri tüccarlara sattıklarını belirten Çolakoğlu, incirin ailesinin geçiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. “Şimdi de oluyor. Tüccarlarımız geliyor, satıyoruz. Yarım kilo, bir kilo... Kısmet yapan arkadaşlara bu ürünü satıyoruz. Yardımcı oluyorlar bize. Allah bereket versin, onun parasıyla çoluğumuzun, çocuğumuzun karnını doyuruyoruz” diyen Çolakoğlu, ailesinin başka gelir kaynaklarının da zeytin ve incir olduğunu ifade etti.

89 YAŞINDA HALA BAHÇEDE

İlerlemiş yaşına rağmen incir bahçelerinden kopmayan Çolakoğlu, üretimi tamamen bırakmadığını söyledi. Bugün bahçelerde daha çok torunlarının çalıştığını belirten deneyimli üretici, kendisinin ise tecrübeleriyle gençlere yol gösterdiğini anlattı. “Benim torunlarım var şimdi, devamlı onlar çalışıyor. Ben onlara teslim ettim, onları ben şimdi yönlendiriyorum” diyen Çolakoğlu, torunlarına bahçelerin temizlenmesi ve budanması gibi işlerde yol gösterdiğini söyledi.

“YAVRUM ŞÖYLE YAPIN” DİYEREK TECRÜBESİNİ AKTARIYOR

Yılların birikimini torunlarına aktarmaya devam eden Çolakoğlu, “Yavrum şöyle yapın, bahçelerimizi temizleyin, budayın, şöyle yapın” diyerek üretimin inceliklerini gençlere öğrettiğini belirtti. Torunlarının kendisinin sözünden çıkmadığını ifade eden Çolakoğlu, “Onlar benim sözümden ayrılmıyor. Çok güzel mahsul alıyoruz” dedi. Nazilli’de 60 yılı aşkın süredir incir üretimine emek veren Yaşar Çolakoğlu, aldığı plaketle yalnızca kendi emeğinin değil, yıllardır toprakla uğraşan üreticilerin de simgesi oldu. Çolakoğlu’nun hikayesi, incirin Nazilli için ekonomik bir ürün olmanın ötesinde, nesilden nesile aktarılan bir yaşam kültürü olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Muhabir: MÜRVET NAZLI ALTINAYAR