Çine’nin yüksek kesimlerinde yer alan Madran Dağı, doğal güzelliklerinin yanı sıra geçmişten günümüze aktarılan efsaneleriyle de biliniyor. Bu efsanelerin başında ise Arıdaşı Dede geliyor.
Bölge halkının inanışına göre, geçmişte dağın zorlu doğasında yaşayan ve insanlara yardım eden bir eren olarak kabul edilen Arıdaşı Dede’nin ruhunun bölgeyi koruduğuna inanılıyor.

ARILARLA VE TABİATLA İÇ İÇE BİR YAŞAM
Rivayetlere göre Arıdaşı Dede, yaşamını arılarla ve doğayla iç içe sürdürdü. Yardıma ihtiyacı olan yöre halkının yanında olduğu anlatılan Arıdaşı Dede, zamanla bölgenin manevi simgelerinden biri haline geldi. Adını ise kayalık yapısı ve doğal arı kovanlarını andıran oluşumlarıyla bilinen Arıdaşı mevkiinden aldığı ifade ediliyor.

TEMMUZ AYINDA YANGINDAN ZARAR GÖRDÜ
Madran Dağı ve çevresinde etkili olan temmuz ayındaki yangın, Arıdaşı Dede’nin bulunduğu çevrede de hasara neden oldu. Yangınla birlikte bölgedeki doğal alanların zarar görmesi, yöre halkında üzüntü oluşturdu. Buna rağmen Arıdaşı Dede’ye ilişkin anlatılan hikâyeler ve manevi inanışlar yaşamaya devam ediyor.
MANEVİ İNANÇ KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILIYOR
Bugün Arıdaşı Dede, yalnızca bir efsane olarak değil, bölgenin geçmişinden günümüze taşıdığı manevi değerlerden biri olarak anılıyor. Yöre halkının inanışına göre Arıdaşı Dede’nin ruhunun hâlâ Madran Dağı’nı ve çevresindeki insanları koruduğuna inanılıyor.

