Fon soruşturmasına ilişkin sosyal medyada ortaya atılan ve olayın arkasında İsrail, MOSSAD ya da ABD'nin bulunduğu yönündeki iddialara da tepki gösteren Saral, bu tür açıklamaların süreci daha da karmaşık hale getirdiğini savundu.

Saral, yaşanan gelişmelerin piyasalar ve kamuoyu açısından belirsizlik oluşturmaması gerektiğini belirterek, soruşturmanın siyasi tartışmaların dışında tutulması çağrısında bulundu.

"Dış güçler söylemi MİT'i zan altında bırakıyor"

Saral, sosyal medyada dolaşıma sokulan "dış güçler" iddialarının Milli İstihbarat Teşkilatı'nı hedef haline getirebileceğini ifade etti. Saral, konuya ilişkin açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

Aydın'ın ağustos ayı ihracatı 155 milyon dolar
Aydın'ın ağustos ayı ihracatı 155 milyon dolar
İçeriği Görüntüle

"Bir taraf meseleyi 'dış güçler' söylemine bağlayarak Millî İstihbarat Teşkilatımızı zan altında bırakmaya çalışıyor. Diğer taraf ise çeyrek asırlık AK Parti teşkilatını ve milyonlarca mensubunu, birkaç kişinin yaptığı iddia edilen yanlışlarla aynı kefeye koymaya çalışıyor. Bu yaklaşım ne hakkaniyetlidir ne de siyasi gerçeklikle bağdaşmaktadır."

AK Parti'nin milyonlarca kişinin emek verdiği büyük bir siyasi hareket olduğunu belirten Saral, parti içerisinde kişisel çıkar peşinde koşan veya yanlış yaptığı iddia edilen kişilerle ilgili gerekli adımların atılacağını söyledi.

Saral, "Bırakın kurumlar görevini yapsın. Hukuk, denetim ve devlet mekanizmaları kendi işini yapsın. Hiç kimse soruşturmanın yerine geçerek hüküm vermesin; hiç kimse de süreci kendi siyasi hesabına alet etmesin" ifadelerini kullandı.

"Kamuoyu düzenli ve açık biçimde bilgilendirilmeli"

Soruşturma sürecinde şeffaflığın önemine dikkat çeken Saral, resmi kurumların daha aktif bir iletişim yürütmesi gerektiğini vurguladı.

Saral, özellikle Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili bürokratların kamuoyundaki bilgi boşluğunu gidermesi gerektiğini belirterek, "Başta Hazine ve Maliye Bakanlığımız olmak üzere ilgili resmî kurumlarımız ve bürokratlarımız bu süreçte daha aktif olmalı, kamuoyunu düzenli ve açık biçimde bilgilendirmelidir. Ekonomik güvenin en temel şartı, belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır" dedi.

"Mesele yalnızca siyasi tartışma değil"

Fon soruşturmasının artık yalnızca siyasi bir tartışma olmaktan çıktığını ifade eden Saral, süreçte ortaya çıkan bilgi boşluğunun farklı iddiaların yayılmasına zemin hazırladığına dikkat çekti.

Saral, resmi açıklamaların gecikmesinin ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesinin kabul edilemeyeceğini belirterek şöyle konuştu:

"Resmî açıklamaların gecikmesi, bilgi boşluğu oluşturulması ve bu boşluğun 'Yönetimde ben olsam çözerim' diyerek kendisini kurtarıcı ilan eden siyasi fırsatçılara bırakılması kabul edilemez.

Süreç nereye giderse gitsin, kime uzanırsa uzansın; devletimizin gereğini yapacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Çünkü mesele yalnızca siyasi bir tartışma değil; vatandaşın devlete, ekonomiye, piyasalara ve adalete olan güven meselesidir."

Kaynak: HABER MERKEZİ