Farm to Fashion International Summit - Türkiye Pamuk Zirvesi, pamuk üretiminden tekstil ve hazır giyime kadar uzanan değer zincirinin temsilcilerini İzmir’de buluşturdu.
6-7 Ekim tarihlerinde İzmir Kaya Otel’de, Ulusal Pamuk Konseyi, İyi Pamuk Uygulamaları Derneği ve Better Cotton Initiative iş birliğinde düzenlenen zirvenin ilk gününde sürdürülebilir üretim, izlenebilirlik, onarıcı tarım ve sektörün geleceği masaya yatırıldı.
Zirvenin açılış konuşmalarının ardından Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) ile Better Cotton Initiative (BCI) arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Protokol, İyi Tarım Uygulamaları (İTU) kapsamında üretilen Türk pamuğunun BCI standardıyla eşdeğerliğine yönelik süreçte önemli bir adım olarak değerlendirildi. İş birliğiyle sürdürülebilir pamuk tedarikinin geliştirilmesi ve Türk pamuğunun uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.
“TÜRK PAMUĞUNUN KONUMU GÜÇLENECEK”
Zirvenin açılış konuşmalarını IPUD Ülke Müdürü Derya Kıyak, IPUD Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan, BCI Büyük Çiftlik Programları Direktörü Álvaro Moreira, UPK Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur ve Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem yaptı.
Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Uğur Erdem, İTU kapsamında üretilen Türk pamuğunun uluslararası pazarlarda BCI ile eşdeğer kabul edilmesini sağlayacak sürecin tamamlandığını belirtti.
Türk pamuğunun ülke ekonomisi açısından stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Erdem, şöyle konuştu:
“Pamuk, ülkemizin stratejik ürünlerinden biridir. Tarım ile sanayi arasında güçlü bir bağ kurarak tekstil ve hazır giyim sektörlerinin temel ham maddesi olarak istihdama ve ihracata önemli katkılar sağlamaktadır. Türk pamuğunun uluslararası pazarların sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik beklentilerine uyum sağlaması, pazardaki konumunu güçlendirecektir. İyi Tarım Uygulamaları bu noktada önemli bir araçtır. Suyun verimli kullanılmasını, toprağın korunmasını ve uygun çalışma koşullarını gözetir. Üretimin kayıt, kontrol ve sertifikasyonla doğrulanmasını sağlayarak tedarik zincirinde güveni güçlendirmektedir.
Bakanlık olarak bu anlayışla, İyi Tarım Uygulamaları sistemi içinde pamuğa özgü kriterleri ve kontrol noktalarını oluşturarak sürdürülebilir pamuk üretimi için ulusal bir çerçeve hazırladık. Böylece BCI ile eşdeğerlik çalışmalarının da temelini attık. Ulusal Pamuk Konseyinin koordinasyonunda, BCI ve IPUD iş birliğiyle yürütülen çalışmalarla önemli bir aşamaya ulaştık.”
“ÜRETİCİDEN SANAYİCİYE TÜM ZİNCİRE KATKI SAĞLAYACAK”
Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur ise uluslararası pazarlarda pamuğun yalnızca kalitesinin değil, üretim koşulları, sürdürülebilirlik ve izlenebilirliğin de belirleyici olduğunu söyledi.
İmzalanan protokolün sektör açısından stratejik bir adım olduğuna dikkat çeken Çondur, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, kaliteli pamuk üretiminin yanı sıra güçlü bir tekstil ve hazır giyim sanayisine sahip. Bu gücü sürdürülebilir üretim kriterleriyle desteklemek, Türkiye pamuğunun uluslararası pazarlardaki değerini daha da artıracaktır. BCI ile imzaladığımız anlaşmanın üreticiden sanayiciye kadar tüm değer zincirine katkı sağlamasını, Türkiye pamuğunun küresel alandaki tanınırlığını ve rekabet gücünü desteklemesini bekliyoruz.
Pamuk; tarımı sanayiye, kırsal kalkınmayı istihdama, üretimi ihracata bağlayan stratejik bir üründür. Tarlada alınan her üretim kararı; çırçır işletmelerimizden iplik fabrikalarımıza, dokuma ve örme sanayimizden hazır giyim işletmelerimize kadar geniş bir ekonomik yapıyı etkilemektedir. Üreticimizin üretimi sürdürebilmesi, sanayicimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli ham maddeye ulaşabilmesi ve Türk pamuğunun uluslararası pazarlarda daha güçlü bir yer edinmesi birbirinden ayrı düşünülemez.”
“TÜRK PAMUĞUNUN GÜÇLÜ HİKÂYESİNİ DÜNYAYA ANLATMALIYIZ”
IPUD Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Turgut Kayhan, Türkiye’nin kaliteli pamuk üretimi, güçlü tekstil ve hazır giyim sanayisi ile üretim tecrübesinin önemli bir potansiyel oluşturduğunu ifade etti.
Anlaşmanın bu potansiyelin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacağını belirten Kayhan, şöyle konuştu:
“Bu anlaşma, Türkiye’de sürdürülebilir pamuk üretiminin daha da güçlenmesi anlamına geliyor. İki sistemin güçlü yönlerini bir araya getiren bu yapı, üreticilerimize yeni fırsatlar sunarken Türk pamuğunun uluslararası pazardaki konumunu da destekleyecek.
Bu sürecin merkezinde, her zaman olduğu gibi, çiftçimiz yer alıyor. İzlenebilirlik ise üreticimizin emeğini ve sürdürülebilirlik performansını güvenilir ve şeffaf biçimde gösterebilmemizin temel unsurlarından biri. Türkiye pamuğunun anlatmaya değer çok güçlü bir hikâyesi var. Şimdi yapmamız gereken, bu potansiyeli birlikte göstermek, dünyaya anlatmak ve değere dönüştürmek.”
TEKSTİL ÜRETİM ALTYAPISINA VURGU
Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan da Türkiye’nin tarladan modaya uzanan değer zincirinde güçlü bir sürdürülebilirlik hikâyesi oluşturmasına katkı sağlayacak çalışmaları birlik olarak desteklediklerini söyledi.
Son yıllarda pamuk üretiminde yaşanan düşüş ve sıkıntılara da dikkat çeken Göksan, Türkiye’nin güçlü tekstil üretim altyapısının sürdürülebilir şekilde üretilen yerli pamukla desteklenmesinin ülkeye önemli bir avantaj sağlayacağını belirtti.
Göksan, söz konusu gelişmenin Türk pamuğunun uluslararası pazarlardaki değerini ve erişimini artırması açısından önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.
ONARICI TARIMIN GELECEĞİ MASAYA YATIRILDI
Zirvenin sektörel oturumlarında üretimden sertifikasyona, tedarik zincirinden küresel pazarların beklentilerine kadar pamuk ve tekstil sektörünün gündemindeki başlıklar ele alındı.
BCI, IPUD, WWF-Türkiye ve Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği temsilcilerinin yanı sıra akademisyenler, üreticiler ve özel sektör temsilcileri bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
İklim değişikliğiyle mücadele ve değişen iklim koşullarına uyum açısından onarıcı tarımın öneminin de değerlendirildiği oturumlarda; toprak sağlığının iyileştirilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve suyun verimli kullanılması konuları öne çıktı.
Pamuk üretiminin geleceği açısından sürdürülebilirlik ve izlenebilirliğin değer zincirinin tüm aşamalarında geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.







