Aydın herkes tarafından bir tarım kenti olarak bilinse de kültürel potansiyeli, tarihi ören yerleri ve Kurtuluş Savaşı'ndaki kahramanlığı maalesef geri planda kalmıştır.

Kuşadası'ndan Afrodisias'a kadar her antik kenti esaslı bir şekilde görmek ve incelemek isteseniz, en az iki hafta bu kentin misafiri olmanız gerekir.

Ancak turizmde bir saati aşan yolculuk ve ulaşım, uzun zaman alan ve yorucu bir süreç olarak değerlendirilir. Peki, yurt dışından gelecek turisti önce uçakla İzmir'e, ardından bir saatlik yolculukla Aydın'a nasıl getireceksiniz?

Aynı şekilde, onlarca antik kenti, yine onlarca antik yerleşim yeri ve kaleleri bulunan Aydın'ı 12 ay turizme açmak için, daha önce uçuş da yapılan Çıldır Havaalanı'nın tekrar sivil uçuşlara açılması için yıllarca yazıp çizdim. Bu fikrin takibini bırakmadan ısrarla gündeme getirdim.

Turist, gideceği yere en yakın havaalanına inmek ister.

Aydın'a gelmek isteyen turisti önce İzmir'de indirip, sonra bir buçuk saatlik karayolu ulaşımıyla Aydın'a getirmekle turizm yapılamaz.

Oysa Aydın'a gelen giden bakanlar, hatta en son 2018 yılı Haziran ayında son Başbakan Binali Yıldırım ve önceki dönemlerde vekil olan bir siyasi, Çıldır Havaalanı için “Aydın'a namus borcumuzdur” demişti.

Mütevazı olmadan söyleyeyim: Bugün Çıldır Havaalanı'nın tekrar açılmasında köşe yazılarımın ve ısrarlı takibimin etkisi nihayet sonuç verdi.

Siyasetten kim geldiyse bugüne dek bir parmak bal çalıp Aydın'a havaalanı için söz verdi, gitti.

Aydın'da yaşayanlar da maalesef Çıldır Havaalanı'na bir türlü inanmamıştı.

Hatta Çıldır Havaalanı'nın yeniden sivil trafiğe açılmasını istemeyen öyle çok Aydınlı var ki!

Anlamakta güçlük çektiğim bu kişilere Aydınlı demeye dilim varmıyor.

Onlar kendilerini biliyor.

Aydın'ın doğası, antik kentleri, turizmi, organik inciri, cevizi, zeytinyağının değerleri, pamuğu, zeytini ve en önemlisi kestanesinin tanıtımı yönüyle havaalanı ve sivil ulaşımı olmazsa olmazıdır.

“Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” Aydın...

Yarım metrede en verimli topraklar üzerinde pamuk,

Bir metre derinlikte incir ve zeytin ağaçları,

İki metreden aşağıda başlayan antik kent izleri,

Bin metreden aşağıda jeotermal zenginlik çıkar bu memleketten.

“Adam çıkar mı?” derseniz... Onun cevabını da size bırakayım.

Havaalanı için dün seçimleri yenilenen AYTO'nun hakkını da teslim edelim.

Gümüşhane'yi kalkındıran Aydın Doğan,

Denizli Babadağ'a sahip çıkan Zorlu ailesi,

Aydın'da sadece AYTO ve Borsa...

Yok mu Aydın'da bir başka Aydınsever?

Bir araya gelerek güven ve sinerji yaratmak için bu kentin duygusal sahipleri, Sayın Belediye ve tüm oda başkanları, vekilleriyle beraber bir araya gelmelidir.

Aydın sevdalıları, devleti, yereli, sivil toplum kuruluşlarını ve Aydın duayenlerini bir araya getirmeliyiz.

Bir havaalanı dahi olmayan şehirde,

Adı “Aydın” olsa da,

aydınlıktan, gelişmekten bahsedilemez!

Çünkü havaalanı tanıtım, ulaşım ve dışa açılan penceredir.

Çünkü havaalanı, uzakları yakın eden,

zamanı ucuza harcamayı önleyen çağdaş bir ulaşımdır.

Çünkü Aydın gibi kentlerde mikro iklimi, futbol için, 12 ay turizm için bacasız sanayidir.

Aydın, yerel ve merkezi siyasi çekişmelerden, “Bu kentte futbol dokuz harfli aşk” sloganıyla bilinen Aydınspor gibi küme düşen takımından farksızdır.

Aydın milyarlarca lira harcanarak yapılacak yeni bir havaalanı istiyor değil; 60 yıl önce İstanbul'a uçtuğu Çıldır Havaalanı'nı geri istiyor.

Artvin-Rize'ye, Ordu-Giresun'a denize dolgu yaparak milyar dolar maliyetlerle yeni havaalanları inşa eden irade, Aydın'da var olan havaalanına yıllarca sessiz kaldı. Nihayet yereldeki taleplere karşı harekete geçti.

Siz siz olun, bugüne kadar ağızlarda sakız olan “İzmir yakın, trenle gidip Adnan Menderes Havaalanı'nı kullanın” ve “Yolcu olmaz, Çıldır Havaalanı zarar eder” bahanesine asla kulak asmayın.

Aydın'ın 70 bin üniversite öğrencisi, tarım ihracatı ve 8 tane organize sanayi bölgesi potansiyeli ile yolcu ve yük taşımacılığında kârlı olduğu, yıllar önce AYTO fizibilite raporu ile tespit edilerek açıklanmıştır.

İzmir Havaalanı'na gitmek için kaç saat önceden yola çıkıp uçak bekleyerek neredeyse bir günün yarısını boşa harcıyorlardı.

Bakanların, siyasilerin, milletvekillerinin özel uçaklarıyla indiği Çıldır Havaalanı, pekâlâ Aydınlı asillerinin de en doğal hakkıdır.

Ama yıllardır bir parmak bal çalınan Aydın için düne kadar durum şudur:

“HER İL'E BİR HAVAALANI, AYDIN HAVASINI ALANI!”

deyip dururken, nihayet bir hayal denilen ve kimsenin inanmadığı Çıldır Havaalanı projesi gerçek oldu.

Konya Bozkır'dan gelip herkesten daha çok Aydınlı Mustafa Çıldır'ın vasiyeti tekrar gerçek oldu.

Bağışladığı 500 dönüm arazi üzerindeki Çıldır Havaalanı tekrar açılacak.

Beni en çok üzen, buna inanmayan, hatta “Havaalanı istemezük!” diyen, Aydınlı olduğundan şüphe duyduğum bu kentte yaşayanlardır.

Çok önceleri Çıldır gündeme geldiğinde “Denizli Çardak, İzmir Adnan Menderes Havaalanı'nı kullanın” diyenler şimdi ne düşünüyorlar, merak ediyorum.

Ama kendilerine şunu söylemek istiyorum:

“Aydın için gölge etmeyin, başka ihsan istemem.”

Aydın için söylenen Denizli-İzmir arasında sıkıştı kaldı masalı artık sona erdi.

Çıldır Havaalanı ile Aydın'ın 3T projesi; Tarım, Tarih ve Turizm ile layık olduğu yerlere ulaşacaktır.

Aydın, üzerinde yaşadığı zenginliğin bekçisi olmaktan kurtulup gerçek sahibi olacaktır.

SÖZÜN ÖZÜ:
BAŞARININ SIRLARINDAN BİRİ,
GEÇİCİ BAŞARISIZLIKLARIN BİZİ YENMESİNE İZİN VERMEMEKTİR.