"Afrodisias'ta Doğanlar: Tanıklar ve Yaşamlar" yazı dizimizin ikinci bölümünde, antik kente hayat veren Prof. Dr. Kenan Erim'in en yakınında geçen bir ömrün tanıklığına devam ediyoruz. Babası Latif Çetintepe’nin 1975'te emekli olana dek 27 yıl boyunca görev yaptığı antik kentte büyüyen, Aydın Lisesi ve askerlik görevinin ardından 1977-1990 yılları arasında Kenan Erim’in birebir asistanlığını üstlenen Erol Çetintepe, kentin yakın tarihine damga vuran çarpıcı detayları paylaşıyor.

"YEDİ DİL BİLİYORDU, BİLGİSİYLE GOOGLE GİBİ BİR İNSANDI"
Kenan Erim’in Afrodisias’a ilk olarak 1961-1962 yıllarında geldiğini belirten Çetintepe, Erim’in kente geliş hikayesini ve aralarındaki komşuluk ilişkisini şöyle aktarıyor: "Palamutçuk civarında taş ocağı işleten eniştesinin tavsiyesiyle Kenan Bey buraya geldi. O gelene kadar sürekli devam eden bir kazı yoktu. Kaldığı evle bizim evimiz karşı karşıyaydı, komşuyduk. Küçükken elimden tutar, kalıntıların arasında fotoğraflarımı çekerdi. Bana 'kuzum' diye hitap ederdi. Yedi dil bilen, adeta 'Google' gibi her konuda bilgi sahibi bir insandı. Aydın Lisesi’nde okurken İngilizceden bütünlemeye kalmıştım; kazıya gelen yabancı uzmanlardan ders almamı sağladı. Babam Latif Çetintepe zaten müze deposunun memuruydu. Ben de ihtiyaç duyuldukça fiş kesmekle başladığım bu yolculukta, 1990’a kadar Kenan Bey’in en yakınındaki isim oldum."

"SABAH 7'DE ÇUKURUN BAŞINDA OLUNACAK: DİSİPLİNDEN ASLA TAVİZ VERMEZDİ"
Prof. Dr. Kenan Erim’in inanılmaz bir çalışma disiplinine ve dakikliğe sahip olduğunu vurgulayan Çetintepe, kazı alanındaki katı kuralları şu sözlerle ifade ediyor: "Çok dakik bir insandı. Sabah 6'da kalkar, 7'de işbaşı yaptırırdı. Geç kalan işçiye kahvaltı bile verdirmezdi. Çünkü saat 7'de hükümet komiseriyle birlikte çukurun başında olup çıkan eserlerin envanterini tutmak zorundaydı. Bir gün Türk Hava Yolları Genel Müdürü ziyarete geldi; saat 14.00'ten önce kabul etmedi. Yemek saatine ve kendi programına harfiyen uyardı."

"AFRODİSİAS EFES İLE YARIŞIYORDU: ÖZAL VE ERİM'İN ÖLÜMÜ HIZ KESTİ"
1970 ve 1980'li yıllarda kentin bugünkünden çok daha yoğun bir bireysel turist akınına uğradığını belirten Erol Çetintepe, dünya çapındaki vizyon projelerini ve yaşanan talihsiz dönüm noktalarını anlattı: "Kazılara Fransa Merkez Bankası Başkanının eşi gibi önemli isimler sponsor oluyordu. Kenan Bey, dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil ile iletişim kurmuştu. Yaşargil buradan arazi satın aldı, bir hastane kuracaktı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde ise özel helikopterlerin ve küçük uçakların inebileceği bir havaalanı projesi planlanıyordu. Afrodisias o dönem Efes Antik Kenti ile yarışıyordu. Ancak Turgut Özal ve Kenan Erim’in vefatı, Afrodisias’ın bu büyük sıçrama vizyonunu ve ilerleme hızını maalesef yavaşlattı."

"ÇOK HEYKEL ÇIKMASINI İSTEMEZDİ ÇÜNKÜ KORUMAK ZORDU"
Kenan Erim’in çıkan eserlerin güvenliğine son derece hassas yaklaştığını söyleyen Çetintepe, asistanlık yıllarını şöyle özetliyor: "Kenan Bey çok fazla heykel çıkmasını istemezdi; çünkü o günün şartlarında korumak çok zordu. Ben onun banka, sigorta, mektup işlerinden, Karacasu ve Nazilli’den getirilecek lojman ihtiyaçlarına, hatta sökülen bir düğmenin diktirilmesine kadar her işine koşardım. 1990 yılında kendisini kaybedene kadar onun adeta eli ayağı, postacısı ve yardımcısıydım." Afrodisias’ın yakın geçmişine ışık tutan "Afrodisias'ta Doğanlar: Tanıklar ve Yaşamlar" yazı dizimiz, yeni isimler ve bilinmeyen hikayelerle devam edecek...





