Anadolu halkının taşı toprağı altın dediği İstanbul, ülkemizin 25 milyonlu cazibe merkezidir.
Avrupa’nın incisi en güzel şehirlerinden birisidir.
Ege’nin incisi kabul edilen UZUN YAŞAM MERKEZİ NAZİLLİ, tarihinde ilk Kadın Kaymakam dönemini yaşıyor.
Aslında kadın kaymakamlar mezun olduğu yıllarda 6. sınıf ilçelere atanırlar.
Örneğin, bunlar Karacasu ve Bozdoğan gibi ilçelerdir...
Nazilli gibi 1. sınıf ilçelerde en az 15-20 yıllık kaymakamlar görev yapar.
Nazilli’den ayrılırken kaymakamlar, vali veya vali yardımcısı olarak atanırlar.
Sayın Huriyeli Küpeli Kan kaymakamın Nazilli’de güzel çalışmalar sonunda, temennimiz Nazilli’den vali olarak ayrılması.
Adana Vali Yardımcısı iken Huriye Küpeli Kan, Nazilli’ye atanmadan önce, son yerel seçimlerde Adana Büyükşehir Belediye başkan aday adayı olmuştu.
Nazilli’ye atanmasından dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Kaymakam Huriye Küpeli Kan, ilçeye atanması ile ilgili olarak,
“İklimi gibi, sıcakkanlı imece ruhlu insanların şehri Nazilli’ye, atanmaktan dolayı çok mutluyum. Bizler, ülkemizin her köşesinde hizmet yapmaya hazırız. Nazilli’de, el ele güzel hizmetler yapacağımıza inanıyorum. Nazilli milli eğitimdeki çalışmaları dikkatle ve takdirle izliyorum. Nazilli milli eğitimdeki birlik ve beraberlik ülkemize örnek olacak güzellikte. Devletimizi temsil eden kurumlar üst düzeyde bir disiplin içinde çalışıyor. Bunlar beni çok mutlu etti. İnşallah, Halk-Devlet el ele olunca başaramayacağımız işlerimiz olmaz. Nazilli çok daha güzel hizmetleri hakkediyor. Özellikle emniyet teşkilatımız milletimizin huzuru için güzel çalışmalar yapıyor. NAZİLLİ’MİZİ DAHA İYİ YERLERE GETİRMEK İÇİN HALKIMIZLA EL ELE GÖNÜL GÖNÜLE ÇALIŞACAĞIZ” sözleri ile Nazilli’ye hizmette kararlığını gösteriyor.
**
ALLAH AŞKINA! ÇOK MU ZOR?
Günler su gibi akıp geçiyor. Geçen zamanı geri getirmek mümkün değil.
Gelişmiş ülkelerde, sorunlar erirken geri kalmış, az gelişmiş ülkelerde huzursuzluklar ve sorunlar katmerli artıyor.
Ülkemiz de hassas bir dönemden geçiyor. Sağ gözün sol göze bile güvenmediği bir dönem yaşıyoruz.
Türkiye olarak mutsuzuz. Kirli bahis paraları bizde aklanıyor iddiaları ayyuka çıktı. DEM Parti’nin Diyarbakır’daki oyu yüzde 1’den, yüzde 8.2’ye çıkmış.
Yakın gelecekte ne olur bilmem.
45 sanıklı yeni doğan çetesi olayından 25 doktor tutuklu, bu doktorlardan birisi cezaevinde geçen hafta intihar etti.
Ülkemizde doktorlar mesleğe başlamadan önce yaptıkları HİPOKRAT yeminini unutmuş, hastaya yazdığı ilaçları kendileri alıp, ilaç ticareti yapıyor.
Hastanede anjiyo olmak için masada yatan hastayla pazarlık yapılıyor.
Okullarımızda uyuşturucu tehlikesi her geçen gün artıyor. Uyuşturucu baronları ülkede cirit atıyor. Tekno dolandırıcılıkta Avrupa birincisi olmuşuz.
Ülke genelinde mafya yine başkaldırdı. Cadde ortasında, iş yerlerinde, evde, okulda can alıyor.
A’dan Z’ye her mevkide sorumsuzluk almış başına gidiyor. Siyasetçiler doktorlar için gerekirse sıkın boğazını diyebiliyor.
Milletin can güvenliği kalmadı. Türk ekonomisinin yüzde 80’ini temsil eden TÜSİAD yaptığı açıklama ile hukuk arıyoruz diyor.
Müsaade edin de bu kadar hakları olsun. Ama olmuyor. Onu da çok görüyoruz.
Ayarı bozulan siyasette işler iyi gitmiyor. İktidar-Muhalefet ilişkisi yerine kavga aldı. Acısını millet çekiyor.
Bu millet nerelerden geçti de boğulmadan bu günlere geldi. Bu günleri aşmamız geride bırakmamız lazım.
Türkiye kan kaybediyor. Sadece, millet menfaatlerini parti menfaatlerinin önünde tutalım. Bu bile yeter. BUNU YAPMAK ALLAH AŞKINA ÇOK MU ZOR?
**
BU HİZMET, ALKIŞLANIR.
Nazilli Belediyesi’nin İlçe temizliği için 36 milyon liraya araç almasını alkışlıyorum.
Neden diye sormayın. Yıllardır Nazilli Belediyesi şehrin temizliğini yapmak için kiralık araçlar kullanıyordu.
Bunun karşılığına her ay ilgili şirkete, bu işi yapan firmaya iki milyon liraya aşan aylık ödeme yapıyordu.
Açıkçası, Nazilli Belediyesi şehri araçları ile temizleyemeyecek duruma gelmişti.
Belediye işte bu duruma gelmişti. Başkan Ertuğrul Tetik ve ekibi, iyi tespitler yapsa da, çözümde trafiği karıştırdı.
Özellikle, belediyeye ait işyerlerinde fiyat güncellemelerinde sınıfta kaldı.
Bir çuval inciri berbat etti. Hatta güç zehirlenmesi yaşıyor diyebiliriz. Başına tam anlamıyla dert aldı.
Çıkmaza girdi, çıkış arıyor. Onun için söylenecek tek söz, kendi etti kendi buldu.
Son olarak 12 temizlik aracı almasını takdirle karşılıyorum kendisini ve çalışma ekibini yürekten kutluyorum.
Nazilli Belediyesi, temizlik araçları için aylık ödediği 2 milyon lira kira bedelinden daha uygun, aylık ödemelerle 12 araçlık temizlik filosu (aracı) alması takdir edilecek bir uygulama.
Bizler memleket sevdalısı insanlarız. Memleket menfaatine olan her şeye alkış tutarız. Anlayışımızda ayrımcılık yoktur.
Belediyenin 8 ay gibi bir zaman diliminde bunları Nazilli Belediyesi’ne kazandırması için, TAKDİRDEN BAŞKA ne söylenebilir?
İşyeri ihaleleri, başkanın istediği gibi yapılırsa büyük kargaşaların yaşanacağı iddiasındayım. Başkan bence artık hatalarını görmeye başladı.
İNŞALLAH BAŞKAN GÜÇ ZEHİRLENMESİ YAŞAMADAN BUNU DA ORTAK AKILLA AŞAR.
**
SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKÜYOR MU?
Son zamanlarda sağlıkta çok KONUŞULAN, TARTIŞILAN bir konu, Sağlık sistemimiz çöküyor mu?
Bunu söyleyenlerin ölçüleri nedir bilmiyorum. Gördüklerimiz yaşadıklarımız adeta bunu doğruluyor.
Maalesef doktorlarımıza sahip çıkamadık. Sorunlarına el atamadık. Sağlık Ocakları 3 kez grev yaptı dertlerini bile dinlemedik.
İster dış güçler deyin ister iç çekişmeler deyin,
Çok alanda olduğu gibi sağlıkta sorunlar her geçen gün büyüyor.
Nüfus artışına uygun hizmet verilemiyor.
Bu olayı yaşamasam bu satırları kaleme almazdım. Şu anda günlerden Perşembe akşamı saat 19.00. 6 ay önce kaybettiğimiz bir aile dostumuzun annesini 2 gün önce aylığı 45 bin lira olan Umurlu Yaşlı Bakım Merkezine yatırdık.
iki gece sonra annemiz, pıhtı atması sonucu bu sabah Aydın Devlet Hastanesi’ne nakledildi.
YAPILAN TETKİKLER NETİCESİNDE, HASTA daha sonra ADÜ’ye kaldırıldı.
ADÜ Yoğun bakımda yer yoktu. Hasta ile doluydu.
Hastamız 4 saat acilde bekletildi. Yoğun bakımda birinin ölmesi yada servise çıkması halinde yoğun bakıma alınacağı söylendi.
Bu bir rezalettir. Sağlık sisteminin bitişidir, çöküşüdür.
Biz hala birbirimizi yemeye çalışıyoruz. Hizmetten elimizi çektik, birbirimizle didişiyoruz.
Maalesef parti menfaatlerini ülke menfaatlerinin üzerinde görüyoruz.
YAZIK OLUYOR ÜLKEME, İNSANLARIMIZA. TÜRKİYE’YE BU YAKIŞMIYOR.