Devletler, toplumlar yaşadığı olumsuz olaylardan ders alırlar.

Tekrar olumsuzluk yaşamamak için tedbir ve önlemler alırlar.

Aynı acıyı tekrar yaşamak istemezler. Ama bizde işler böyle olmuyor.

Ne hikmetse paraya, gelire, açıkçası RANTA teslim olmuş bir toplum olmuşuz.

Bu satırları, İstanbul’un sele teslim olduğu bir günde yazıyorum.

7 TEPE ÜZERİNDE KURULDUĞU her fırsatta ifade edilen İSTANBUL’UMUZ SELE TESLİM OLDU.

Aynı felaket, 42 yıl önce, 1985 yılında yine yaşanmış. Hatta 83 yıl önce yaşandığını iddia edenler de var.

O günden günümüze kadar İstanbul’dan onlarca belediye başkanı gelmiş geçmiş.

Hepsi de dere yataklarına inşaat ruhsatları vermiş. Felakete buyur etmişler.

Dere yataklarına yapılan evler felaket yaşamış, can kayıpları vermiş.

Büyük ekonomik sıkıntı yaşamışız. Ama bu olaylardan yine de ders almamışız.

Rantı her şeyin üstünde tutmuşuz. İstanbul’daki 63 DERE YATAĞINI İNŞAATLARLA DOLDURMUŞUZ.

Dere yataklarına devletimiz konukevi yapmış. Olur mu böyle şey?

Maalesef, bizde oluyor. Bizde güvenlik değil, kazanç önemli.

Bu tehlikeleri göz ardı etmişiz. Evler yapmışız, camiler yapmışız.

Bunlar sadece İstanbul’da değil, ülkemizin her köşesinde yaşanıyor.

Zihniyet ve uygulama aynı, sonuç ortada.

Hemen hemen üç yanı denizle kaplı, yedi tepede kurulduğu bilinen İstanbul’da bu felaket yaşanıyor.

Önlemler alınsaydı, metrekareye 200 değil, 300 kg yağmur yağsa, böyle felaket, afet yaşanmazdı.

NE MUTLU TÜRKÜM DEMEYİ SEVİYORUZ DA TEDBİR VE DERS ALMAYI SEVMİYORUZ.

**

EN BÜYÜK, HAİN OĞLU HAİN KİM?

Günümüzde söylem kargaşası yaşanıyor.

Psikolojisi ve dengesi bozulmuş bir toplum olduk.

“HAİN OĞLU HAİN” ifadesi, son olarak güncel siyasi gündemde ve yakın dönem siyasi tartışmalarda kullanılan bir söz olarak kayda geçti.

Geçen aylarda YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel tarafından kullanıldı.

Özel bu sözü kimin için kullanmıştı?

CHP’den istifa eden, AK Parti’ye geçen İzmir CHP Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı eleştirmek için kullandı.

Bu ifadeyi, partisini satıp atıp gidenler için söylemişti.

Özel’in bu ifadesi büyük çalkantılara, eleştirilere neden oldu. Yorumcular ne demişlerdi?

CEMİL TUGAY’A HAİN DE,

NEDEN, HAİN OĞLU HAİN DİYORSUN?

“Anasını, babasını niye karıştırıyorsun?” diye eleştirilmişler. Devamla,

O ZAMAN EN BÜYÜK HAİN OĞLU HAİN KİM? Sayın Özel, onu da öğrenelim.

Atatürk’ün partisi CHP’den istifa edip yeni bir parti kuran sizler değil misiniz?

Bu işler böyledir, Sayın Özel.

ÖNCE KENDİNE BAKACAKSIN, SONRA BAŞKASINI SUÇLAYACAKSIN. ETME BULMA DÜNYASI BU OLSA GEREK.

**

KENDİMİZİ ALDATIYORUZ!

Sporu seven bir milletiz. Spor için kendimizden geçiyoruz.

Bütçesine göre en çok spora pay ayıran ülkelerden biriyiz.

Ne hikmetse, özellikle futbolda bir arpa boyu yol alamadık.

Nedeni bana göre tek nedeni, “BENCİLLİĞİMİZİ AŞAMIYORUZ.”

Ne var ki ilgililer ve yöneticilerimiz, “ATINCA MANGALDA KÜL BIRAKMIYOR.”

Futbolda tesadüfen aldığımız bir dünya üçüncülüğü, ayaklarımızı yerden kesti.

Kendimizi dünya futbolunun imparatoru Brezilya olarak gördük.

O günden sonra her şeyin eski hamam, eski tas olduğunu görüyoruz.

Son iki aydır Türk takımlarının aldığı sonuçlara bir göz atalım.

Millî takımımız oynadığı son 7 maçın 6’sını kaybetti. Montella’nın yelkenleri yere indi.

Son anda balonu patlayan Montella’nın ilişiği kesildi.

SPOR KAMUOYU DERİN BİR OH ÇEKTİ. Arkasına bakmadan ülkemizden ayrıldı.

Ya, Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye ne demeli?

Her ikisi de Avrupa’nın yaşlı futbolcu çöplüğü oldular.

Avrupa takımları 23-24 yaş ortalaması ile takım kurarken, biz 30 yaş üstü futbolcularla takım kuruyoruz.

Şampiyonlar Ligi’nde oynadıkları toplam 4 maçta galibiyet alamadılar.

Kaleleri rekor gollerle doldu. Spor kamuoyuna rezil oldular.

Kendimizi aldatmayalım. Sporda, özellikle futbolda çok gerilerdeyiz.

Çalışmayı sevmiyoruz, bencilliğimizi aşamıyoruz. Gençlerimize güvenmiyoruz.

Bilimsel çalışma yerine karakucak usulü çalışıyoruz. Teknik kapasitemiz ve kondisyonumuzla çok gerideyiz.

BEŞİKTAŞ VE TRABZONSPOR’UN aldıkları sonuçlar elbette sevindirici.

Bu sonuçları tesadüf başarılar kabul ediyorum. Futbolda millî bir sistemimiz, ekolümüz yok.

BİLİNÇLİ YÖNETİCİLERİMİZ ÇOĞALMADIKÇA, ÇÖPLÜK FUTBOLCULARI ALDIKÇA, TÜRK GENÇLERİNİN ÖNÜ AÇILMADIKÇA, SPORDA HİÇBİR YERE VARAMAYIZ.

**

KAÇIŞ MI? TEDBİR Mİ?

Siyasette YELKENLER FORA DÖNEMİ başladı.

CHP’de belediye başkanlarının partiden kaçışı devam ediyor.

Kimileri bu kaçışa “kendini koruma refleksi” ismini takmış.

Son olarak cuma günü Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da bu kervana katıldı.

CHP’den istifa eden Başkan Aras, sıcak sıcağına yaptığı açıklamada,

“Görevimi bağımsız olarak Muğla için çalışmaya devam edeceğim.” açıklaması yaptı.

(SANKİ ŞİMDİYE KADAR KENDİSİ İÇİN ÇALIŞMIŞ GİBİ BİR AÇIKLAMA, ÇOK TUHAF.)

Bu başkanlar, kimi yorumculara göre tutuklanma korkusuyla istifa ediyor.

Özellikle ihale yolsuzluğu suçlaması ile soruşturulma ve tutuklanmadan korkuyorlar. (Hani derler ya, “İşkilli olan tingildermiş.” diye, işte öyle bir şey.)

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanını kendilerine örnek alıp siyasi kimlik taşımak istemiyorlar da olabilir.

Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik de bunlardan birisi. Hakkında çeşitli şikâyetler olduğu iddiaları başkanı korkutmuş olabilir.

Önce CHP’den istifa etti. YENİ Parti’ye geçti.

Aklı sarmadı, yeni partiye geçmedim dedi, tarafsız olduğunu açıkladı.

Şimdi de hem CHP’nin hem de YENİ Parti’nin hedefine oturdu.

Zikzak yapmayı seven başkan, bundan sonra neler yapacak, göreceğiz.

Tarafsız olan başkanların unutmaması, aklında tutması gereken şey:

TARAFSIZ OLANLARIN, SİYASETİMİZDEN BERTARAF OLDUĞUDUR.