Aydın’ın Nazilli ilçesinde Cumhuriyet’in ilk yıllarında hayata geçirilen Sümerbank Basma Fabrikası, yıllar geçmesine rağmen kent hafızasındaki yerini koruyor. Türkiye’nin sanayileşme hamlesinin önemli yatırımlarından biri olan tarihi tesis, yalnızca pamuktan kumaş üretilen bir fabrika değil, aynı zamanda sinema, tiyatro, müzik, spor ve eğitimin bir arada bulunduğu bir yaşam merkeziydi.

Image (3)-18

25 Ağustos 1935 tarihinde temeli atılan fabrika, 9 Ekim 1937’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün katıldığı törenle açıldı. Büyük Menderes Ovası’nın pamuk üretiminden güç alan yatırım, kısa sürede Nazilli’nin ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli bir rol üstlendi.

Image (1)-45

Fabrikanın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise bünyesinde bulunan 700 kişilik sinema ve tiyatro salonuydu. Nazilli’nin erken dönem sinema kültürünün simgelerinden biri olan bu salon, 1930’lu yıllarda bir sanayi tesisinin aynı zamanda kültür merkezi olarak da hizmet verebildiğini gösteriyordu.

Image (4)-7

12 BİN NÜFUSLU NAZİLLİ’DE 700 KİŞİLİK SİNEMA SALONU

1937 yılında yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı Nazilli’de, Sümerbank Basma Fabrikası'nın içinde yüzlerce kişinin aynı anda film izleyebildiği bir salon bulunuyordu.

Şehidimize hakaret eden şahıs tutuklandı
Şehidimize hakaret eden şahıs tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Tarihsel anlatımlara göre 700 kişilik salonda haftada altı kez film gösterimi gerçekleştiriliyordu. Gösterimlerin ikisi memurlara, ikisi işçilere, ikisi de ustalara ayrılıyordu.

Bu yönüyle fabrika, dönemin çalışanlarına yalnızca iş ve gelir sağlamıyor; sinema ve tiyatroyla tanışabilecekleri sosyal bir ortam da sunuyordu.

Fabrika bünyesinde kurulan Sümer Halkevi ise tiyatro gösterileri, müzik etkinlikleri ve çeşitli eğitim faaliyetleriyle ilçenin kültürel gelişimine katkıda bulunuyordu.

Çalışanlardan oluşan müzik topluluklarının Nazilli'nin yanı sıra Aydın ve Denizli'de de konserler verdiği, fabrika içerisinde çeşitli kursların düzenlendiği tarihî kaynaklarda yer alıyor.

Image (2)-28

FABRİKANIN HASTANESİ, LOJMANLARI VE GIDI GIDI TRENİ VARDI

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası'nı diğer sanayi tesislerinden ayıran özellikler yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı değildi.

Fabrika yerleşkesinde 40 yataklı bir hastane, çocuklar için kreş, çalışanlara yönelik lojmanlar, eğitim alanları ve spor tesisleri bulunuyordu.

İşçilerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilen 264 dairelik lojmanlar da fabrikanın sosyal imkânları arasında yer alıyordu.

Nazilli halkının hafızasında ayrı bir yere sahip olan Gıdı Gıdı treni ise kent merkeziyle fabrika arasında çalışanları ücretsiz taşıyordu.

Tesis, kendi elektrik ve su ihtiyacını karşılayabilecek altyapıya da sahipti. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan kültür ve sanata kadar geniş imkânlar sunan fabrika, Cumhuriyet döneminin üretimle sosyal kalkınmayı bir arada ele alan yaklaşımının örneklerinden biri oldu.

Image (5)-7

BİR ZAMANLAR MAKİNELER ÇALIŞIYORDU, BUGÜN ÖĞRENCİLER EĞİTİM GÖRÜYOR

Yıllarca Nazilli ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan Sümerbank Basma Fabrikası, zaman içerisinde üretim faaliyetlerini durdurdu.

1998 yılında Adnan Menderes Üniversitesine devredilen tarihi tesisler, ilerleyen yıllarda eğitim amaçlı kullanılmaya başlandı.

Günümüzde Sümer Kampüsü olarak anılan alan, geçmişin sanayi mirasını eğitim hayatıyla buluşturuyor.

Bir zamanlar dokuma makinelerinin çalıştığı, işçilerin Gıdı Gıdı treniyle işe geldiği, yüzlerce kişinin sinema salonunda film izlediği tarihi yerleşke, bugün Nazilli’nin geçmişiyle geleceği arasında bağ kuran önemli mekânlardan biri olmayı sürdürüyor.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası'nın hikâyesi, bir üretim tesisinin yalnızca ekonomiyi değil, bir ilçenin kültürünü, eğitimini ve sosyal hayatını da nasıl değiştirebildiğini gözler önüne seriyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ