Kuşadası Belediyesi ve Güvercin Sanat Platformu, İbramaki Sanat Galerisi'nde 'Deprem ve Afet Önlemleri' adını taşıyan söyleşi ve belgesel gösterimi etkinliği düzenledi. Kuşadası Belediyesi Afet İşleri Müdürü Jeoloji Mühendisi Edip Adanalı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve Mozaik Sanatçısı Menel Hüzmeli'nin konuşmacı olarak katıldığı söyleşi ve belgesel gösterimi etkinliğine Gazeteci ve Radyo Programcısı Belma Özgün, Fotoğraf Sanatçıları Hülya Mutlu, Safa Çağlar, Belgesel Yönetmeni ve Fotoğraf Sanatçıcı Habip Yanc ve Yusuf Aslan, ADAFOD üyeleri, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Kuşadası gönüllüleri, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) temsilcileri ve vatandaşlar katılım gösterdi. Etkinlik sonunda katılımcılara Teşekkür belgesi takdim edildi.
''CEHENNEMİN KALBİNDEN KARŞINIZA GELDİM''
Moderatörlüğünü Gazeteci ve Radyo Programcısı Belma Özgün'ün üstlendiği etkinliğin açılışında konuşan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve Mozaik Sanatçısı Menel Hüzmeli, Kahramanmaraş merkezli depremde yaşadıklarını ve bölgede yaşananları anlatarak başladığı konuşmasında, ''Ben, cehennemin kalbinden çıkıp karşınıza geldim. 2 yıldır adım depremzede oldu. Bugün, yaşanan onca yıkıma rağmen hayatımı yapılandırmaya çalışıyorum'' diyerek başladığı sözlerine, ''Yıkım çok büyük ve aslında büyük kelimesi çok küçük. Yıkım çok acı ve çok korkunç. Sonrasında metrelerce çukurlar açtılar ve çöp poşetine koyduğumuz ölülerimizi yanyana dizip üzerlerine toprak attılar. Mezarların başına birer tahta çakıp, üzerlerine de birere rakam yazdılar ve adına da toplu mezar dediler. Bizim sevdiklerimiz artık birer rakamdan ibaretti.Kimin canı hangi rakamdı kimseler bilmiyordu. Yaşadıklarım sonucunda karşıma çıkan herkese yalvarıyorum, önlemlerinizi alın, kentiniz yıkılmasın'' sözlerine yer verdi.
''BELEDİYEMİZİN AFET EYLEM PLANI HAZIR''
Etkinlik çerçevesinde söz alan, Kuşadası Belediyesi Afet İşleri Müdürü Jeoloji Mühendisi Edip Adanalı ise depremin ülkemizin ve yaşadığımız coğrafyanın bir kaderidir'' diyerek başladığı konuşmasına, ''Bunun kesinlikle değiştirme şansımız yok. Olmadığı gibi hem gereksiz hem de kapital anlamda her türlü çalışmayı ortak yapmamız gerektiğini inananlar tanıdık. Kuşadası'na geldiğimde 2020 depremini yaşadık. Ondan önce de iki defa İstanbul'da Gölcük depremi ve Düzce depremini yaşadık. Depremin şiddetinden çok asıl en önemli şey depremin süresiydi. Allah bizi o konuda korudu. Biz de belediye olarak bu afetten sonra önce başkanımız Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü kurdu. Daha sonra 2023 yılındaki Antakyaa depreminden sonra da Afet İşleri Müdürlüğü, Zorunlu Müdürlük haline geldi. 2020 depreminden sonra biz önce belediye olarak afet eylem planları hazırladık. Şu an, kentimizdeki toplanma alanlarına belediyemizin Adamobil platformundan üzerinden ulaşabiliyoruz'' şeklinde devam etti.
''KUŞADASI OLASI BİR DEPREMDEN ETKİLENMEYECEK''
''Bugün, önemli ve gündemde olan konumuz Santorini civarında meydana gelen sarsıntılardır. Bu sarsıntılar bugün 58 tane oldu ve genelde baktığımız zaman 4'ün üzerinde sarsıntılar olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumun bize ne kadar etkisi olur diye düşünüyoruz. Girit Adası'nda büyük Helen yayı var. Bu yay tektonik bir oluşum. Burada beklenen deprem 7'nin üzerinde 8 şiddetinde bekleniyor. Şu anda Güney Ege mağmatik kuşağında depremler oluyor. En son denizin içinde olan patlamalar 1956 yılında Santorini'ye bir yer olan Amargos'ta meydana gelmişti. Söke'ye bağlı Balat'ta etkisini hissettirmişti ve sadece Balat Köyü'nde 59 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Olası bir depremde tsunami etkisi meydana gelecek olursa Kuşadası bu anlamda çok şanslı çünkü önündeki adalar kalkan görevi görecek. Tsunami tehlikesi şu an için gözükmüyor diyebilirim. Olası bir depremden kentimizin etkilenmeyeceğini söylemek istiyorum. Bu kapsamda uzman isimlerle görüşmelerimizi de sağladık'' dedi.






