Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Aydın’da basın mensuplarıyla bir araya gelerek Türkiye’nin gündemindeki siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarının tarafsız yürütülmediğini savunan Özdağ, iktidara yakın belediyelere farklı davranıldığını öne sürdü. Abdullah Öcalan, PKK’nın silah bırakma süreci, Suriyeli sığınmacılar, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve Ege’deki askeri hareketlilik hakkında da açıklamalarda bulunan Özdağ, olası seçim ittifakına ilişkin görüşünü “Atatürk’te birleşelim” sözleriyle dile getirdi.

“MİLLET BU OPERASYONLARA İNANMIYOR”
Belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarını değerlendiren Özdağ, muhalefet belediyeleri ile iktidar belediyeleri arasında ayrım yapıldığını iddia etti. Özdağ, “Sadece muhalefette yolsuzluk olacak ve iktidar belediyelerine ise bir yol bulunacak. Buna kimse inanmıyor. Onun için tüm tek taraflı yapılan operasyonların millet vicdanında karşılığı yok. Kişiler üzerinden meseleyi ele almaya da gerek yok” dedi.
ÖZGÜR ÖZEL’E FON LİSTESİ ÇAĞRISI
Siyasi gündemde yer alan fon iddialarına da değinen Özdağ, söz konusu fon soruşturmasın adı geçenlerin listelerin açıklanmamasını eleştirdi. İktidarın listeyi neden açıklamadığını anladığını ancak YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in tutumunu anlamadığını belirten Özdağ, elindeki bilgileri paylaşması için Özel’e çağrıda bulundu. Özdağ, “Özgür Bey’e sesleniyorum. Siz açıklamayacaksanız bize verin, biz açıklarız. Hem ‘Bunlar bizde var’ deyip hem de iktidara ‘Sen açıkla’ diyorsanız orada başka bir pazarlık var demektir. Millet böyle pazarlıklar istemiyor. Ne pazarlığı yapılıyor, açık açık söyleyin. Bir pazarlık yapmıyorsanız açıklayın. Bu, Özgür Bey’e ikinci çağrım. Neden açıklamıyor, henüz anlamış değiliz” ifadelerini kullandı.
“ÖCALAN SERBEST BIRAKILMIŞTIR”
Özdağ, Abdullah Öcalan’ın fiilen serbest bırakıldığını öne sürdü. Özdağ, “Değerlendirecek bir şey yok. Serbest kalmıştır Abdullah Öcalan. Bir mahkûmun statüsü bellidir. Komisyon üyesi olamaz. Öcalan komisyon üyesidir. Hem komisyon üyesi hem mahkûm olması bakımından Abdullah Öcalan serbest bırakılmıştır. Türk milleti bunun farkına varmak durumundadır artık” dedi. Öcalan’ın İmralı’da bulunmasının serbest olmadığı anlamına gelmediğini savunan Özdağ, adada siyasi çalışmalar yürüttüğüne ilişkin açıklamalar yapıldığını ve hukukçuların önümüzdeki günlerde görüşmelere başlayacağının, dünyanın farklı yerlerinden gazetecilerin de kendisiyle görüşeceğinin ifade edildiğini söyledi.
“PKK SİLAH BIRAKMIYOR”
Terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, örgütün faaliyetlerini sürdürdüğünü savundu. PKK’nın Türkiye içine sızdığı ve eylem arayışında olduğuna yönelik bilgiler bulunduğunu öne süren Özdağ, iktidarın kamuoyuna gerçek durumu yansıtmayan bilgiler verdiğini iddia etti. Özdağ, “PKK silah bırakmadı. Terör örgütü terör örgütü olmaya ve terörünü yapmaya devam ediyor. Silahlarını vermiyor. ‘Silahlarımızı vermiyoruz’ diyor. Türkistan’ın diğer bölgelerindeki halkımızın öz savunma birliklerine teslim edeceğiz diyor. Yani PKK’nın PKK’ya teslim etmesi demek. Buna rağmen iktidar, sanki PKK silah bırakıyormuş, kendisi dağılıyormuş gibi Türk halkına gerçek bilgisi olmayan bilgiler veriyor” diye konuştu.
SURİYELİ SIĞINMACILAR ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ
Suriyeli sığınmacıların Türkiye’ye dönüşü konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Zafer Partisi’nin yıllardır dile getirdiği eleştirilerde haklı çıktığını savundu. Özdağ, 6 Haziran 2026’da Türkiye’nin Şam Büyükelçisi tarafından Türkiye’de 2 milyon 300 bin Suriyelinin kaldığı ve bu kişilerin geri gönderilmesi yerine Türkiye’ye entegre edileceği yönünde açıklama yapıldığını belirterek, “Zafer Partisi’nin yıllardan beri gündeme getirdiği konuda haklı çıktığını gördünüz mü? Daha şimdiye kadar kaç yüz bin, belki milyon Suriyeliye vatandaşlık verdikten sonra şimdi 2 milyon 300 bin kaldı, onlara da veriyoruz diyorlar. Oysa rakamın daha yüksek olma ihtimali çok yüksek” ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenim gören Suriyeli öğrenci sayısının 777 bin 444 olduğunu belirten Özdağ, bu öğrencilerin anne ve babalarının da hesaba katılması gerektiğini savundu.
AZERBAYCAN İLE İLİŞKİLERDE “YAPICI OLUNMALI”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere de değinen Özdağ, iki ülke arasındaki bağların zarar görmesine yol açabilecek açıklamalara tepki gösterdi. Türkiye’den yapılan bazı sorumsuz açıklamalara karşı çıktıklarını belirten Özdağ, iki ülkenin ilişkilerinin güçlü olmasından rahatsızlık duyabilecek ülkeler bulunduğunu ileri sürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesine de değinen Özdağ, görüşmenin Erdoğan’ın aramasıyla başladığı bilgisini aldıklarını söyledi. Özdağ, “Eğer doğruysa ve doğru olduğunu düşünüyoruz, ilişkilerde yapıcı olmak Türkiye’ye yakışan bir şeydir. Erdoğan doğrusunu yapmıştır, telefon ederek. Ayın 29’unda Ankara’da yapılacak toplantıda İlham Aliyev’in muhakkak bulunmasının bu krizin aşılmasında önemli bir faktör olduğu açıktır” dedi.
EGE’DEKİ KOMANDO HAREKETLİLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Tunceli’den Söke’ye komando birliklerinin sevk edilmesini de değerlendiren Özdağ, bu adımın Ege’de Yunanistan ile yaşanabilecek olası bir çatışmaya karşı caydırıcılık amacı taşıdığını savundu. Özdağ, “Ege’de Yunanistan’la çıkacak bir çatışmada caydırıcı olması için en deneyimli komando birliklerimiz oraya getirildi. Bu, Yunanistan’ın Ege’de hangi maceralara girebileceğinin bir göstergesidir. Ama burada dikkatli de olmak zorundayız” diye konuştu. Geçmişte yaşanan Ege krizlerini hatırlatan Özdağ, komando birliklerinin bölgede görevlendirilmesinin terörle mücadele üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. PKK’nın faaliyetlerini sürdürdüğünü ileri süren Özdağ, güvenlik politikalarında ölçülü davranılması gerektiğini ifade etti.
YEMEN AÇIKLAMASINA TEPKİ
Türk askerinin Yemen’e gönderilmesine ilişkin tartışmalara da değinen Özdağ, bazı siyasi açıklamaları eleştirdi. Özdağ, “Bu tür provokasyonlardan, yıllardan beri süren samimiyetsizliklerden bıktık. Ellerinde Türk askerinin kanı vardır bu siyasi yapının. Arkalarında PKK terör örgütü var diye siyaset yaptılar. Şimdi sahte hassasiyetlerle bizi de Türk milletini de kandıramazlar” ifadelerini kullandı.
“ATATÜRK’TE BİRLEŞELİM”
Olası bir erken ya da zamanında seçim öncesinde merkez sağ partilerin bir ittifak oluşturup oluşturamayacağına ilişkin değerlendirmesinde Özdağ, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi çizgideki siyasi yapıların bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Özdağ, “Biz Atatürk’te birleşelim diyoruz. Bunun dışında bir çözüm de görmüyoruz. Atatürk Cumhuriyeti’nden taviz vermeyen vatanseverleri, Atatürkçüleri bir seçim ittifakında bir araya gelmeliyiz. Bu kadar. Bunun detayları ancak seçim sathı mailine girince konuşulur” dedi.



