Meyve ve sebzeler, tarladan sofraya ulaşana kadar nakliye, depolama, paketleme ve satış gibi birçok aşamadan geçiyor. Bu süreçte ortaya çıkan maliyetler ve aracıların payı, ürünlerin tüketiciye ulaştığı fiyat üzerinde etkili oluyor. Yeni Hal Yasası ile söz konusu zincirin yeniden düzenlenmesi ve üreticiden tüketiciye uzanan sürecin daha verimli hâle getirilmesi hedefleniyor.

Taslağın öncelikli amaçlarından biri, üreticilerin ürünlerini daha az aracı üzerinden pazarlayabilmesinin önünü açmak. Böylece çiftçilerin satış gelirlerinin artırılması ve tüketicilerin daha uygun fiyatlarla alışveriş yapabilmesi amaçlanıyor.

Ancak meyve ve sebze fiyatlarının belirlenmesinde yalnızca aracılık sistemi etkili olmuyor. Mazot, gübre, sulama, işçilik ve nakliye giderlerinin yanı sıra iklim koşulları, hasat miktarı ve ürün kayıpları da fiyatları doğrudan etkiliyor. Bu nedenle düzenlemenin fiyatlara olası etkisi, uygulamanın kapsamıyla birlikte değerlendirilmek zorunda.

Tarımsal kooperatiflerin sayısı iki katına çıkarılacak

Yeni Hal Yasası taslağında tarımsal kooperatiflerin yaygınlaştırılması ve üreticilerin pazarlama gücünün artırılması da öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Taslak hakkında paylaşılan bilgilere göre Türkiye'de faaliyet gösteren 8 bin 933 tarımsal amaçlı kooperatifin sayısının iki katına çıkarılması hedefleniyor. Bu rakam ve hedefin resmî açıklamalarla teyit edilmesi gerekiyor.

Kooperatif modeli, üreticilerin ürünlerini ortak bir organizasyon aracılığıyla satışa sunmasına imkân tanıyor. Ortak nakliye ve depolama gibi uygulamalar sayesinde maliyetlerin azaltılması, küçük üreticilerin büyük alıcılara ulaşması ve pazarlık gücünün artırılması mümkün olabiliyor.

Düzenlemeyle kooperatiflerin üretimden pazarlamaya kadar daha geniş bir alanda etkinlik kazanması amaçlanıyor. Bununla birlikte hedeflenen sonuçlara ulaşılması için lojistik altyapının geliştirilmesi, soğuk hava depolarının yaygınlaştırılması ve profesyonel yönetim anlayışının güçlendirilmesi de önem taşıyor.

Zincir marketlerde yerli ürün hamlesi

Taslakta zincir marketlerin meyve ve sebze reyonlarında yerli ürünlerin daha fazla yer almasını sağlamaya yönelik adımlar da bulunuyor. Yerli üreticilerle marketler arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve ürünlerin daha düzenli bir tedarik sistemiyle tüketiciye ulaştırılması hedefleniyor.

Aydın’da sivil toplum kuruluşlarına proje eğitimi
Aydın’da sivil toplum kuruluşlarına proje eğitimi
İçeriği Görüntüle

Üreticilerle doğrudan alım anlaşmaları yapılması, tedarik zincirindeki bazı aşamaların ortadan kaldırılmasına katkıda bulunabilir. Bu model, çiftçilerin ürünlerini önceden belirlenmiş koşullarla satmasını kolaylaştırırken marketlerin de tedarik planlamasını daha sağlıklı yapmasına yardımcı olabilir.

Yerli ürünlerin desteklenmesi amacıyla vergisel teşviklerin de gündeme geldiği aktarılıyor. Ancak teşviklerin hangi ürünleri kapsayacağı ve hangi koşullarda uygulanacağı henüz netleşmiş değil.

Öte yandan yerli ürünlerin market raflarındaki payının artması, fiyatların mutlaka düşeceği anlamına gelmiyor. Üretim maliyetleri, mevsimsel koşullar, nakliye giderleri ve ürün arzı, satış fiyatlarını belirlemeye devam edecek.

Muz, sarımsak ve limonda ithalat kotası iddiası

Yeni düzenlemeye ilişkin gündeme gelen başlıklardan biri de muz, sarımsak ve limon gibi ürünlerde ithalat kotası uygulanması. Söz konusu adımla yerli üreticilerin korunması ve iç piyasadaki ürün hareketlerinin düzenlenmesi amaçlanıyor.

Ancak ithalata yönelik olası sınırlamaların piyasa üzerindeki etkisi, yerli üretimin talebi ne ölçüde karşılayabildiğine bağlı olacak. Üretimin yeterli olduğu dönemlerde yerli ürünlerin pazardaki ağırlığı artabilirken arzın talebin gerisinde kalması durumunda fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşabilir.

Bu nedenle adı geçen ürünlerde kota uygulanacağına ilişkin bilgilerin, resmî karar ve düzenlemelerle netleşmesi gerekiyor. Kesinleşmiş bir karar doğrulanmadan ithalat kısıtlamalarının yürürlüğe girdiğini söylemek mümkün değil.

Hal sisteminde dijital denetim dönemi

Taslağın bir diğer önemli ayağını, meyve ve sebze ticaretinde kayıt dışılıkla mücadele oluşturuyor. Toptancı hallerinde ürün giriş ve çıkışlarının, stok hareketlerinin ve ticari işlemlerin dijital sistemler üzerinden daha yakından izlenmesi planlanıyor.

Ürünlerin üretim noktasından satış aşamasına kadar takip edilmesi, kayıt dışı işlemlerin belirlenmesini ve denetimlerin daha hızlı yürütülmesini kolaylaştırabilir. Böylece ticari faaliyetlerin kayıt altına alınması ve piyasadaki hareketliliğin daha şeffaf biçimde izlenmesi amaçlanıyor.

Hal yönetimlerinde görev yapan idari personelin veri takibi, stok kontrolü ve gıda güvenliği denetimlerindeki sorumluluklarının artırılması da gündemdeki başlıklar arasında yer alıyor. Sistemin etkili olabilmesi için kayıtların doğru tutulması, denetimlerin düzenli yapılması ve kurallara aykırı işlemlere karşı yaptırım uygulanması gerekecek.

Yeni Hal Yasası ne zaman çıkacak?

Dört bakanlığın ortak çalışmasıyla hazırlandığı belirtilen taslağın Meclis'e sunulmasının beklendiği aktarılıyor. Ancak düzenlemenin hangi tarihte Meclis gündemine geleceği ve ne zaman yürürlüğe gireceği konusunda resmî takvimin netleşmesi gerekiyor.

Yeni Hal Yasası ile üreticinin pazara erişiminin kolaylaştırılması, aracılık zincirinin yeniden düzenlenmesi, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve dijital denetimlerin artırılması hedefleniyor. Bu adımların hayata geçirilme biçimi, düzenlemenin piyasadaki etkisini belirleyecek.

Tüketicilerin en çok merak ettiği konu ise meyve ve sebze fiyatlarında düşüş yaşanıp yaşanmayacağı. Aracı sayısının azaltılması ve tedarik sürecinin iyileştirilmesi bazı maliyetleri aşağı çekebilir. Ancak fiyatların kalıcı biçimde gerilemesi için üretimden depolamaya, nakliyeden dağıtıma kadar tüm maliyetlerin ve arz-talep dengesinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Yeni düzenlemenin tüketici bütçesine ne ölçüde katkı sağlayacağı, yasa metni kesinleşip uygulama sonuçları ortaya çıktığında daha net anlaşılacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ