Aydın'ın Kuşadası ilçesi Adagöl mesire alanı yakınında, otel adı altında başlanan ve 153 bağımsız bölümlü lüks rezidans olarak pazarlanan Maia Perla projesinde hukuki süreç tamamlandı. Projeye verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı, Danıştay 4. Dairesi’nin onamasıyla kesin olarak iptal edildi.

PROJEYE YARGIDAN KESİN İPTAL KARARI ÇIKTI
Kuşadası Kent Dayanışması tarafından yapılan açıklamaya göre, Adagöl mesire alanında yapılması planlanan 153 odalı Maia Perla otel projesine yönelik verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı, Danıştay onayıyla tamamen ortadan kalktı. Yargı sürecinde projenin çevresel riskleri, eksiklikleri ve dayanağı olan imar planlarının iptal edilmesi hukuka aykırılık gerekçesi olarak dikkate alındı. Alınan bu son kararla birlikte, projenin mevcut ÇED belgesi kesin olarak geçerliliğini yitirdi.
BELEDİYELER TARAFINDAN DA İPTAL EDİLMİŞTİ
Geçtiğimiz günlerde Aydın Büyükşehir Belediyesi 5 binlik nazım imar planını, Kuşadası Belediyesi ise binlik imar planını üst ölçekli planlara aykırı bularak iptal etmişti. 1/100.000 Ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzen Planı'na göre "Makilik-Fundalık-Çalılık Alan" ve "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi - Turizm Merkezi" vasfındaki bölgede yer alan proje, plansız kalmasıyla da gündeme gelmişti.

BİLİRKİŞİ RAPORUNDA ÇEVRESEL RİSKLER YERALDI
Proje için hazırlanan bilirkişi raporunda, yatırım alanının kıyı kenar çizgisinin hemen yanında ve hassas bir ekosistemde yer aldığı vurgulandı. "ÇED Gerekli Değildir" kararına rağmen kurum görüşlerinin 153 oda yerine 130 oda üzerinden değerlendirildiği tespit edildi. Ayrıca, tesisin atık sularının fosseptik çukurlarında biriktirilip vidanjörlerle taşınmasının uzun vadede sürdürülebilir ve uygun bir yöntem olmadığı raporda açıkça yer aldı.

EKOLOJİK TEHDİTLER VE GÜVENLİK EKSİKLİKLERİ ÖN PLANA ÇIKTI
Bilirkişi heyeti incelemelerinde, alandaki geçirgen yüzeylerin azalmasının sadece 25 metre mesafedeki göletin doğal yapısını tehlikeye atabileceğini belirtti. Vidanjör trafiğinin yaratacağı gürültü ile hava kirliliğinin incelenmediği ve çevre konutlara yönelik ölçüm yapılmadığı vurgulandı. Alanın, deprem riski taşıyan alüvyon zemin üzerinde olmasına rağmen sıvılaşma riski ve temel sistemine dair detaylı zemin etüdünün bulunmadığı kaydedildi. Öte yandan, projenin birinci derece yangına hassas ormanlık alanlara 150 metre mesafede yer almasına rağmen olası orman yangınlarına karşı özel bir eylem planının hazırlanmamış olması da raporda büyük bir eksiklik olarak gösterildi.


