Karacasu Yaylalı Mahallesi'nde 2010 yılından bu yana bayan terzisi olarak hizmet veren Necla Çumralı ile mesleğe başlama hikayesini konuştuk. Henüz ilkokuldayken annesinin dikiş makinası sayesinde dikişe çok ilgi duyduğunu ifade eden Çumralı, bu ilgi sayesinde lisede de giyim bölümünü tercih ettiğini söyledi.
KADINLAR ÇOK MEMNUN KALDI
1993'te Giyim bölümünden mezun olduğunu ifade eden Çumralı, "2010 yılında dükkanı açtım. Bayan terziliği yapıyorum. Yanı sıra erkek tamiratı yapıyorum. Açtığımda bayan terzi dükkanı yoktu. Kadınlar için çok rahat oldu. Herkes memnun oldu. Belirli bir müşteri potansiyeli yakaladık. Kadınlar rahat bir şekilde ölçü aldırıp dikim yaptırıyorlar. Karacasu Kız Meslek Lisesinde okudum. Giyim hocalarımla birlikte dışarıya kıyafet diktik. Tekstile girdim orada çalıştım biraz. Sonra tekstil kapandı. Ondan sonra kendi işimi açmaya karar verdim. Kendi işimin sahibi olmak daha mutlu etti. Elbette iş yeri sahibi olmanın maddi zorlukları oluyor. İşlerin iyi olduğu, durgun olduğu dönemler oluyor ama kendi işinin patronu olmak daha güzel geldi. Kendi ayakları üzerinde durmak zorlukları olsa da çok önemli" ifadelerini kullandı.
İLKOKULDA KENDİ KENDİNE ÖĞRENDİ
Mesleğe olan ilgisinin çocuk yaşta başladığını dile getiren Çumralı, "Ben kendi isteğimle gittim meslek lisesine. İlkokuldayken annemin dikiş makinesinde kendi kendime dikiş yapmayı öğrendim. Annem elime iğne batıracağım falan diye kızardı o yüzden annem evden çıktı mı dikiş makinasının başına geçerdim. Kendime kendime uğraşırken dikiş yapmayı öğrendim. Annemin takım eteklerini bozup kendime etek yapıyordum. Sonra annem görünce kızıyordu elbette ama o sayede meslek sahibi oldum. Çok seviyordum dikiş dikmeyi. Ortaokulu okuyup liseye geçerken babama söyledim. Ben giyim bölümü okumak istiyorum dedim. Meslek lisesinde çok az öğrenci vardı. Bu yüzden giyim bölümü açılmıyordu. Tek bölüm açacağız dediler. Arkadaşların çoğu aşçılık ve çocuk gelişimi bölümü istiyordu. Ben de giyim bölümü için gitmişim okula. Açılmayacak dediler. Ben de arkadaşları bir şekilde ikna ettim. Okulda dikiş makinası vardı. Onlara birşeyler diktim. O şekilde sevdirmeye çalıştım. O şekilde 10 arkadaşı da razı ettim ve hepsi giyim bölümünü tercih etti. Okulda da aktif bir şekilde dikiş yaptım. Hocalarım da giyim öğretmeni ya da resim öğretmeni olmamı çok istiyordu. Üniversiteye gitsem o dönemin ekonomik şartlarında zor olacaktı" dedi.
HERKES SEVDİĞİ İŞİ YAPMALI
Sözlerini sürdüren Çumralı, "Çocukluğumda hayalini kurduğum sevdiğim işi yapıyorum. Önemli olanın da bu olduğunu düşünüyorum. Sevdikleri işi yapmaları çok önemli. Giyim bölümünü gidenler olsun diğer bölümleri tercih edenler olsun herkes sevdiği işe yönelsin. Kışın dikime ağırlık veriyorum. Yazın daha çok tamirat işi oluyor. Dikim daha ince odaklanma istediği için dikim işlerinin bir kısmını evden yapıyorum. Müşterinin getirdiği her türlü modele göre dikim yapıyorum. Onların getirdiği modellerini kendim de öneriler getirerek geliştiriyoruz. Onlar da bana güvendikleri için modelleri geliştirebiliyoruz. Düz ve overlok olmak üzere iki makinam var. Gözleri etkiliyor. Kafa yorgunluğuna sebep oluyor. Bizler bıraktıktan sonra alttan yetişen yok. O yüzden ilçemizde bunun eksikliği yaşanabilir" şeklinde konuştu.
ÇOCUKLAR VE GENÇLER ÜRETMENİN ÖNEMİNİ KAVRAMALI
Gençlere tavsiyelerini sorduğumuz Çumralı, "Terzilik çok önemli bir meslek. İlerisi iyi olabilecek bir meslek ama gençlere sıkıcı geliyor. Telefonla ilgilenmek daha eğlenceli geliyor ama üretmeye yönelik bir şeyler yapmıyor çocuklar. Biz çocukken bir şeyler üretiyor olmaktan dolayı mutlu olurduk. Şimdi bile anlatırken o günleri yaşıyor, heyecanlanıyorum. Çocuklar, gençler bir şeyler üretmenin çabası içerisinde olsunlar. Neye yatkınlarsa hangi uğraştan hoşlanıyorlarsa onun üzerine gitsinler. Bir şeyleri başarmak güzel bir şey" dedi.
FİYAT ARTIŞLARI ZORLUYOR
Esnaf olarak yaşadıkları zorlukları sorduğumuz Çumralı, "Esnaf olmak zor. Ödemelerden yeri geliyor sıkılıyoruz ama bir şekilde her şeyin üstesinden geliniyor. Esnaflar biraz daha desteklenmeli diye düşünüyorum. Maliyetlere göre zam yapıyoruz bazen ama müşteri bundan olumsuz etkileniyor. Biz de ortayı bulmayı çalışıyoruz. Geçmişle kıyas yapacak olursak önceki yıllara göre tamirat arttı. Fiyat anlamında da yüzde yüz arttı aldığımız ürünler. Örnek verecek olursam her ay belli sayıda iplik, fermuar alıyoruz mesela. Her gittiğimizde farklı bir fiyattan alıyoruz. Eskiden bir-iki lira oynardı. Şimdi yüzde 50, yüzde 100 oynuyor yeri geliyor. Eskiden maliyet olarak görmediğimiz çizgi taşını 1-2 liraya alırdık. Şimdi 15 liraya alıyoruz" ifadelerini kullandı.
KARACASU İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ
Karacasu özelinde bir esnaf olarak ilçenin en önemli problemi ve ilçenin en olumlu yönlerini sorduğumuz Çumralı, "En önemli sorun temizlik ve köpekler. Esnafız. Yeri geliyor, işler uzuyor. Erken kapatamıyoruz. Köpek korkusuyla arkaya baka baka gitmekten mahvoluyoruz. Çoğunlukla eşimi arıyorum beni alması için.
Karacasu'nun en güzel tarafı ne ise herkes herkesi tanıdığı için burada çok rahatız. Büyükşehirde olsa böyle rahat olamayız. Çocuklarımızı bir yere gönderirken tedirgin olur aileler Büyükşehirlerde. Ama Karacasu kendi halinde bir ilçe. En güzel tarafı bu. Ben seviyorum Karacasu'yu" şeklinde yanıtlar verdi.