​Son yıllarda düzenli olarak gerçekleştirilen keşkek hayrının her yıl olduğu gibi bu yıl da yoğun bir katılımla gerçekleştirilmesi bekleniyor. Manevi atmosferiyle dikkat çeken etkinlik, hem ilçe merkezinden hem de çevre mahallelerden gelen vatandaşları bir araya getirecek.

K 704179 C27825

​ETKİNLİK DETAYLARI:

7 Kasım 2026 Cumartesi günü saat 09.00'da başlayacak olan etkinlik Süleyman Rüşdi Türbesi yanında gerçekleştirilecek. Karacasu Belediyesinden yapılan açıklamada, "Düzenlenecek bu geleneksel hayra tüm Karacasu halkı ve misafirler davetlidir" denildi.

K 704179 E36307

SÜLEYMAN RÜŞDÎ HAKKINDA ÇOK SAYIDA KİTAP YAZILDI

1768 yılında Karacasu’da dünyaya gelen 1834 yılında hayatını kaybeden Süleyman Rüşdi, 66 yıllık yaşamı, tasavvufi yönü, felsefesi ve edebi eserleriyle çok sayıda araştırma ve kitaba konu oldu. Rüşdi’nin hayatı hakkında yazılan ilk eserler olan Salih Alpbaz’a ait Karacasulu Koca Rüşdü, Hüseyin Kuruüzüm’ün yazdığı Yemezzade Süleyman Rüşdi olurken ardından Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Anabilim Dalında akademik çalışmalar yapan Pınar Çalık 2019 yılında Yemezzade Süleyman Rüşdi ve Pend-i Attar Tercümesi isimli eseri yayımladı. Rüşdi hakkında son yayımlanana eser ise Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Öğretim Üyesi Necdet Şengün’ün yazdığı Aydın Karacasulu bir Uşşaki Yemez-zade Süleyman Rüşdi ve Bilinmeyen Eserleri isimli kitap oldu. Yaşadığı dönemde ilçede yapılan önemli eserlere kitabeler yazan Rüşdi, bu anlamda da önemli eserler bıraktı.

K 704179 097211

Nazilli Devlet Hastanesi'ne 8 uzman atanacak : Kadrolar belli oldu
Nazilli Devlet Hastanesi'ne 8 uzman atanacak : Kadrolar belli oldu
İçeriği Görüntüle

EFELİKTEN TASAVVUFA

Rüşdi’nin hayatı 2002 yılında Karacasu Belediyesi tarafından hazırlanan Hüseyin Kuruüzüm’ün kaleme aldığı türbe girişindeki hayat hikayesinde, şu ifadelere yer veriliyor: “Dünya’da halkını iyiliklerle andıracak bir eser bırak diyen Süleyman Rüşdi 1768’de Karacasu’da bu mahallede doğdu. Karasüleymanoğullarından Yemezzade İsmail Ağa’nın oğluydu. Gençliği debdebe içinde geçti. Gençti, güçlüydü, herkes onu Mirzade olarak biliyordu. Bir dediği iki edilmiyordu. Etrafında silahlı adamları vardı. Bazılarına göre bu zamanlarda Rüşdi bir şaki, bazılarına göre bir derebeyiydi. Oysa Rüşdi Karacasu’da iyi bir eğitim almış, Karacasu’daki 7 medreseden birinde okumuştu. Rüşdi’nin hayatını değiştiren olay 1801’de Nazilli’deki Uşşaki Şeyhi Muhammet Zühdi’nin yanına eğitim için gitmesiydi. Rüşdi’nin eğitimi yaklaşık 5 yıl sürdü. 1806’da güzellikler öğretmek üzere görevli bir şeyh olarak Karacasu’ya geri döndü. Türbesinin olduğu bu alanda tekkesini açtı. Tekkede bütün gayretiyle insanları eğitmeye çalıştı. Bununla kalmadı. Dini ibadet olarak görmeyip, fakirlik, susuzluk, salgın hastalık tehlikesi içinde olan Karacasu halkının kanalizasyon, su, hamam sorunlarıyla uğraştı. Kasabanın zenginlerini teşvik ederek, hamamı işler hale getirdi. Yeni çeşmeler açtırdı. Servetini bu yolda harcadı."

K 704179 9F4B5E

“HALKIN HAYATİ İHTİYAÇLARI İÇİN ÇABA GÖSTERDİ”

“Dinin sadece günah-sevap, cennet- cehennem olarak anlatılmasına, halkın din ile korkutulmasına karşı çıktı. Allah’a korku ile değil aşk ile ulaşılabileceğini savundu. Padişah 2. Mahmut’un yenilik hareketlerine destek verdi, bunun için şiirler yazdı. Ama bu yenilikçi eylemlerinden rahatsız olanlar, 1826’da Yeniçeri Ocağının kaldırılışında onu da “bozguncu bir divane” diye İzmir muhassılı diye Lütfi Efendiye şikayet ettiler. Rüşdi Kayseri’ye sürüldü. Bir müddet sonra Kayseri’deki Mevlevi şeyhlerinin yardımıyla İstanbul’da padişahın huzuruna çıkarıldı. Padişah onu affetti. Rüşdi, Karacasu’ya izzeti ikramla döndü. 1834’te artık bu dünyadaki görevlerinin bittiğini, ebedi bir yolculuğa çıkacağını duyurdu. Bütün gelirlerini tekkeye vakfetti. 1834’te hakka yürüdü. Çalışır hale getirdiği hamam, kasabada açtırdığı çeşmeler, türbe, iki divanı, bir tıp kitabı onun çileli ama erdemli hayatını anlatmaya devam ediyor. Hakk’tan, halktan ve yenilikten yana olan bu seçkin Karacasulu’yu onun dediği gibi “Rahmet ile yad edip hatırdan feramuş eylemiyoruz."

Muhabir: ÖZGÜR DEDEOLUK